Saitama Üniversitesi'nden bilim insanları, fare kulağı terelerinin genetiğini değiştirerek bunlara biyosensör ekledi. Bu biyosensörler, bitkilerin havada yayılan kimyasal sinyalleri algılamasına olanak tanıdı.

Araştırmacılar, laboratuvar ortamında, kesilen fare kulağı tere yapraklarının üzerine kurtçuklar yerleştirdi. Daha sonra bu yaprakları, koparılmamış ve üzerinde kurt dolaşmayan fare kulağı teresinin yanına koydular.

TEHLİKE ALTINDA UYARI MESAJI GÖNDERİYORLAR

Özel ışık altında yapılan çekimlerde, biyosensörlü fare kulağı teresinin, tehlike altındaki yapraklardan aldığı uyarı mesajlarıyla kalsiyum iyonu üreterek parladığı görüldü. Hücresel iletişimi sağlayan bu kalsiyum iyonu üretimi, insan vücudunda da olan bir haberleşme biçimidir.

Araştırmada, bitkilerin havadan gönderilen bu sinyallerin, yapraklardaki koruyucu hücreler tarafından algılandığı, bunun üzerine hücrelerin dakikalar içinde kalsiyum iyonu üretmeye başladığı belirlendi.

BU İLETİŞİM ÇIPLAK GÖZLE GÖRÜLMÜYOR

'Ankara Kuşu'  Beraat etti 'Ankara Kuşu' Beraat etti

Moleküler biyolog Masatsugu Toyota, bu çalışmada "bitkilerin tehdit altındaki komşularından havaya yayılan 'uyarı mesajlarına' nasıl tepki verdiğini gözlemlediklerini" söyledi. Toyota, "Çıplak gözle görülmeyen bu iletişim ağı, komşu bitkilerin yaklaşan tehlikelerden korunmasında çok önemli rol oynuyor" dedi.

Bilim insanları bitkilerin bu savunma sistemleriyle ilgili 1980'lerden beri çalışmalar yürütüyor. Benzer iletişim biçimleri en az 80 bitkide de tespit edilmişti.

Ancak bu çalışmayla ilk kez bitkilerin bu uyarı mesajlarını nasıl aldıkları gerçek zamanlı olarak kaydedildi.