Şanlıurfa’da şehir merkezinde binlerce tarihi eser bulundu. Bunlardan bir tanesi de MS 2. Yüzyıla ait olduğu düşünülen, 1979 yılında kentin göbeğinde Çamlık Tepesi'nde keşfedilen Abgar Mozaiği.

Mozaikte dikey ve yatay satırlı Süryanice yazılar arasında 5 figür yer alıyor. Erkekler gür saç ve sakallı, kalın kaşlı ve iri gözlü. Üst bölümdeki figürler Frig başlıklı. Panonun merkezinde yer alan ve diğer erkeklerden daha büyük işlenen üst sıradaki Abgar, kollu yeşil tunik üzerine bitkisel bezeli kaftan giyiyor ve sağ elinin üç parmağı bir asa üstünde. 

Şanlıurfa’da tarihi keşif: Sayburç'ta leoparlarla süslenmiş neolitik sahne Şanlıurfa’da tarihi keşif: Sayburç'ta leoparlarla süslenmiş neolitik sahne

Solundaki Aşadu cepheden büst seklinde betimleniyor. Sağındaki mezarın sahibi Barsimya pembe tunik giyimli. Kalbinin üstüne kadar kaldırdığı sağ elinde bir yumurta tutuyor. Bunun mühür olabileceği de düşünülüyor.

Panonun alt yarısında ise erkek ve kadın betimi yer alıyor. Solda figürlerin en genci olan gür saç ve sakallı Hannan, sağda ise diğer figürlerden daha büyük olan mezar sahibinin annesi Azil görülüyor. Bulunduğu kaya mezarının tabanından kesilip parçalanarak çalınan bu Azil figürünün nerede olduğu bilinmiyor.

Estrangelo Süryanice yazıtta “Akrab oğlu Aşadu. Ma’nu oğlu Abgar. Aşadu oğlu Barsimya. Barsimya’nin annesi ‘Azil. Ben Aşadu oğlu Barsimya, bu ebediyet evini benim için, çocuklarım için ve kardeşlerim için, efendim ve velinimetim Abgar’ın hayatı için yaptım. Aşadu oğlu Hannan.” ifadesi yer alıyor.

Yazıttan bu mezarı Barsimya’nin kendisi ve ailesi için yaptırdığı anlaşılıyor. Anılan ailenin bir ferdi olmayan Abgar’ın ise “efendim ve velinimetim Abgar” yazısı ve asalı merkez figür olarak yer almasından yola çıkılarak, Osrhoene kralı VIll. Büyük Abgar (MS177-212) olduğu düşünülüyor.