Leyla Avcı

Leyla Avcı

Mail: leylaavci@urfahabermerkezi.com

Nefes almak

Nefes almak

Hindistan’ın çok kalabalık bir köyü varmış ve bu köy kurulduğu günden beri susuz bir köy müş.

Yaklaşık 2 kilometre uzağında bir kuyu varmış ve köylü kadınlar her gün bu kuyuya su taşımak için giderlermiş…

Günün birin de Birleşmiş milletler pilot bölge olarak bu köye su getirmeyi proğramına almış ve sondaj çalışmaları başlatmış…

Bir kaç ay içerisinde su bulunup köy suya kavuşturulmuş.

Artık her evin çeşmelerinden su akmaya başlamış ve su ile beraber köyün çehresi değişmiş…

Ama bir yıl sonra su birden bire kesilmiş.

Köy halkı nedenini sormak için yetkililere baş vurmuşlar.

Görevlendirilen yetkilililer suyun köye taşındığı boruları kontrol etmişler ve ortaya çıkan manzara karşısında hayrete düşmüşler.

Köye gelen su borularını parçalanmış halde bulmuşlar.

Birileri su borularını kırmış ve onun için köye su gelmiyormuş.

Sormuşlar, soruşturmuşlar…

Kimler yaptı veya kimler yapabilir diye ama bir türlü kimin su borularını kırdığını bulamamışlar.

Günler geçmiş ve bir gün köyün kadınları ve kızları toplanıp yetkililere gidip “biz kırdık” su borularını demişler

Yetkililer ikinci şaşkınlıklarını yaşamışlar.

Nasıl olur?

“Su en çok siz kadınların hayatını kolaylaştırdı.

Kilometrelerce yol yürümekten kurtuldunuz.

Evinizin içine kadar getirildi su, mutfağınıza su girdi.

Çamaşır ve bulaşıklarınızı çok daha rahat yıkamaya başladınız, su sizin yükünüzü tümüyle hafifletti

Nasıl yaparsınız bunu bize demiyorum; nasıl yaparsınız kendinize diyorum!”

Ve niçin yaptınız bunu!

Neden yaptınız bunu diye!

Köyün kadınları “doğrudur su bizim hayatımızı kolaylaştırdı artık kilometrelerce yol yürümüyoruz artık ve sırtımız su taşımaktan yara bere içinde kalmıyor daha temiz bir suya kavuştuk bunların hepsi doğru ama unuttuğunuz bir şey vardı”

Neymiş unuttuğumuz şey diye sormuş yetkililer?

Kadınlar cevap vermiş “artık nefes alamıyoruz” demişler

Yetkililer bu cevap karşısın da ne diyeceklerini şaşırmışlar

Nasıl yani nefes alamıyorsunuz

Suyun bununla ne alakası var diye sormuşlar?

Kadınlar “bizim tek sosyal faliyetimiz di yıllarca biz kadınlar su kuyusu etrafinda toplaşır ve dertleşirdik ve kilometrece süren yolculuklarda birbirimize tüm dertlerimizi, umutlarımızı ve heyallerimizi paylaşırdık ama suyun köyün icerisine girmesi ile beraber bizde evlerimizde hapis olduk.

Artık birbirimizi göremiyoruz su nedeni ile her şey elimizin altında artık ve komsularımıza bile ziyaret etme nedeni pek kalmadı

Su kuyusu bizim tek nefes aldığımız yerdi.

Ve su bu nefesimizi kesti

Bizde tekrar nefes almak için bu su borularını kırdık”

Siyasilerin, iktidarların

ve ya muhalefet partilerin ısrarla anlamadıkları, anlamamazlıktan geldikleri ya da bir türlü önceliklerine almadıkları konu

insanların ancak nefes aldıklarında mutlu ve huzurlu olabileceğidir.

Nefes almak ise sadece duble yollardan, gökdelenlerden, köprülerden ibaret olmadığını bilmeleri gerekir.

İşsizlik nefes almayı zorlaştırır.

Hayat pahalılığı yani ekonomik krizler nefes almayı zorlaştırır.

Sağlıksız yaşam nefes almayı zorlaştırır.

Çürük binalar nefes almayı zorlaştırır.

Şiddet ve terör nefes almayı zorlaştırır.

Yolsuzluk ve ahlaki çöküntü nefes almayı zorlaştırır.

Ancak insani bir yaşam nefes aldırır.

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar