Abdullah Toprak

Abdullah Toprak

Mail: urfahabermerkezi@hotmail.com

ELVEDA YA ŞEHRİ RAMAZAN, HOŞ GELDİN ŞEKER BAYRAMI

ELVEDA YA ŞEHRİ RAMAZAN, HOŞ GELDİN ŞEKER BAYRAMI

Bugün hem sevinçliyiz, hem de hüzünlüyüz. Sevinçliyiz, çünkü doya doya Ramazan medeniyetini yaşadık ve bayrama yaklaştık. Hüzünlüyüz, çünkü her sene bize Kur'an'ı yeniden getiren, bizi orucun takvasıyla, iftarın sevinciyle, sahurun bereketiyle buluşturan, unuttuklarımızı hatırlatan Ramazan'ı Şerif'e elveda diyoruz.
Şehirlerimizi, sofralarımızı ve gönüllerimizi bir ay boyunca zenginliği ve cömertliği ile donatan rahmet ayına bugün "Elveda"diyoruz.
Rahmet ve mağfiretiyle gönüllerimizi Allah'a ulaştıran, fazilet ve bereketiyle ruhlarımızı coşturan bu eşsiz zaman diliminde oruç tuttuk. Uzun yaz günlerinde açlık ve susuzlukla sınandık. Her türlü arzu ve iştaha karşı "Ben oruçluyum" dedik.
Sabır imtihanından geçtik. Kötülüklere karşı zihnimize, elimize, dilimize, hâsılı kendimize sahip çıktık. Oruç tuttukça şefkat ve merhameti kuşandık.
Yoksulun, muhtacın halini bir kez daha anladık. Az ile yetinmenin değerini daha iyi kavradık. Gönüllere şifa veren, inananları iki dünyada huzura kavuşturan, hidayet rehberimiz Kur'an'ı okuduk; anlamaya ve yaşamaya çalıştık.
KARDEŞLİĞİMİZİ PEKİŞTİRDİ
Ramazan'da "Arınan ve Rabbinin adını anıp, namaz kılan kimse mutlaka kurtuluşa erer."[Ala/87, 14-15] âyeti gereği gece ve gündüz kıyamlara durduk. Acizliğimizin itirafı içerisinde miracımız olan namazlarımızla Rabbimizin huzuruna çıktık. Aynı gaye etrafında toplanarak, aynı şuur ile saf tutarak teravih namazları kıldık. İftar anındaki şükür ve dualarımızla, sahur vaktindeki tövbe ve istiğfarlarımızla günah yüklerinden arınmaya çalıştık.
"Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda infak etmedikçe iyiliğe asla erişemezsiniz."[Al-i İmran, 3/92] âyetinin bilinciyle zekâtımızla, fitremizle, sadakalarımızla, iftar sofralarımızla yoksul ve muhtaç kardeşlerimize yardım eli uzattık. Komşumuza, yetimlere, kimsesizlere gönüllerimizi açtık. Paylaşmanın, dayanışmanın, Allah rızası için karşılıksız vermenin mutluluğunu yaşadık.
Ramazan, bizler için bir aylık bereketli bir mektep oldu. Bizleri bir maneviyat eğitimine tabi tuttu.
Hayatımızı disipline etmeyi öğretti.
Kardeşlik, birlik, beraberlik duygularımızı pekiştirdi. Geride bıraktığımız ömrümüzü muhasebe, istikbalimizi tekrar gözden geçirme imkânı sağladı. Bize veda edecek olan rahmet ayı Ramazan, bizlere öğrettiği bütün bu güzelliklere her daim sahip çıkmamızı istiyor. Yüce Rabbimizin, "Ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet et"[Hicr, 15-99] emri gereğince imtihanın son anına kadar görev ve sorumluluklarımızı yerine getirelim.
Peygamber Efendimiz (s.a.s)'in "Allah'a en sevimli gelen amel, az da olsa devamlı olandır." (Buhari, Rikak, 18.) hadisi gereği Allah'ın rızasını kazanmak için her an gayret edelim.
Bugün bize düşen, bayramımızı hepimiz için bir umuda dönüştürmektir.
Farklılıklarımızı ayrılık-gayrılık vesilesi değil, Rabbimizin bir âyeti olarak görmek ve birbirimize kenetlenmektir. Yüce Rabbimizin, "Topyekûn Allah'ın kitabına sımsıkı sarılın. Bölünüp parçalanmayın..." çağrısının gereğini yapmaktır. Peygamber Efendimiz (s.a.s)'in "Müminler, bir binanın yapı taşları gibidir.
Onlar, birbirlerinin hayata tutunmasını temin ederler."[2] Mesajına uygun bir hayat sürmektir.
Yüreklerimizin ağır yükü olan dargınlıkları, küskünlükleri, kin ve öfkeyi bir tarafa bırakalım. Af ve bağışlama yolunu tercih edelim.
Gönlümüzü birbirimize açalım, muhabbetle kucaklaşalım ve bayramlaşalım. Varlık sebebimiz olan anne-babalarımıza, hayatın çilesini birlikte omuzladığımız eşlerimize, evlerimizin canlı bayramları olan çocuklarımıza bayramın coşkusunu tattıralım.
BAYRAM SEVİNCİ YAŞATAMAYACAĞIZ BU BAYRAMDA
Bayram yapamayanlara da Bayram yapamıyoruz bu yıl Koronavirüs'den dolayı. Yaralı gönülleri, bitap düşmüş yürekleri onaramıyoruz. Evlat sevgisiyle yanıp tutuşan yaşlılarımızı unutmayalım, onlara hiç degilse telefon edelim.
Sevgiye ve merhamete aç yetim ve öksüzlerin başlarını okşayalım. Hastalara, garip ve kimsesizlere, yoksullara, muhtaçlara bayram sevinci taşıyalım.
Gelin, bayramı, insanlık adına yaşayalım.
Herkesin kardeşçe yaşadığı muhteşem bir medeniyetin mirasçıları olarak evvela ülkemizi gül gülistan edelim. Aynı sofrada sevindiğimiz, aynı kıblede buluştuğumuz, aynı Peygambere ümmet olduğumuz, aynı Kitab'a inandığımız bilinciyle kardeş olalım. Bizi birbirimize düşürmek isteyenlere fırsat vermeyelim, ayağımıza dolanan bütün tuzakları bozalım. Tüm dünyaya insanların hor görülmediği, kadınların ezilmediği, çocukların üzülmediği bir güzel medeniyet örneği olmaya devam edelim.
Bizleri bir kez daha Ramazan bayramına ulaştıran Rabbimize sonsuz hamdü senalar olsun. Bayramımız mübarek olsun.

Facebook Yorum

Yorum Yazın