Şanlıurfa'da Gezilecek Olan Yerler Sizleri Bekliyor

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
Şanlıurfa'da Gezilecek Olan Yerler Sizleri Bekliyor
Dünyayı etkisi altına alan koronovirüs salgını nedeniyle birçok insan evlerine hapsedilirken hayatın yeniden normalleşmeye başlayacak olmasıyla birlikte insanın yeniden doğayla, tarihi ve kültürel mekanlarla baş başa kalması bekleniyor. Hayatın her ne kadar eskisi gibi olmayacağı belirtilse de birçok insan şimdiden tatil yapma planları kuruyor. Denizin ve meltemin havasına bu yıl kalsın diyorsanız, tarihe ve kültüre biraz merakınız varsa Şanlıurfa’da mekanları tam sizler için. İşte sizi yeniden büyüleyecek ve tarihin gizemli yolculuğuna çıkartacak Şanlıurfa’daki 20 mekan…

1 GÖBEKLİTEPE

Göbeklitepe, Şanlıurfa’nın Örencik Köyü yakınlarında yer alan dünyanın bilinen en eski kült yapılar topluluğudur. Bu yapıların ortak özelliği, T biçimindeki 10 – 12 dikilitaş yuvarlak planda dizilmiş, araları taş duvarla örülmüştür. Tüm bunlar ve kazılarda ortaya çıkarılan anıtsal mimari, Göbeklitepe’yi eşsiz ve özel yapmaktadır.  Göbeklitepe tarihin sıfır noktasıdır.

2 BALIKLIGÖL

Hz. İbrahim (aleyhisselam), devrin zalim hükümdarı Nemrut ve halkının taptığı putlarla mücadele etmeye, tek tanrı (tevhid) inancını savunmaya başlayınca, Nemrut tarafından bugünkü Urfa Kalesinin bulunduğu tepeden ateşe atılır. Bu sırada Allah tarafından ateşe “Ey ateş, İbrahim’e karşı serin ve selamet ol”  emri verilir. Bu emir üzerine, ateş suya ve odunlar da balığa dönüşür. Hz. İbrahim (aleyhisselam) bir gül bahçesinin içerisine sağ olarak düşer. Hz. İbrahim’in (aleyhisselam) düştüğü yer Halil-ür Rahman gölüdür. Şanlıurfa şehir merkezinin güneybatısında yer alan ve İbrahim Peygamberin ateşe atıldığında düştüğü yer olarak bilinen bu göl, kutsal balıkları ve çevrelerindeki tarihi eserler ile Şanlıurfa’nın turistler tarafından en çok ziyaret edilen yerlerindendir.

3 KIZILKOYUN MAĞARALARI

Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi tarafından başlatılan Kızılkoyun Projesi kapsamında ortaya çıkan mağaralardaki çalışmalarda sona gelindi. Haleplibahçe Mahallesi’nde 2. ve 3. derece sit alanı olan 40 dönümlük alanda ortaya çıkan mağaraların yeni hali adeta sizi cezbedecek. Nekropol alanda bulunan Roma dönemine ait kaya mezarları ve etrafındaki mağaraların büyüsüne kapılacaksınız. 

4 HARRAN EVLERİ


MÖ. 2000 yılında Ur şehrinin bir ticari kolu olarak kurulduğuna inanılan Harran’ın Sümerce veya Akatça kervan veya geçit yeri anlamına gelen “Harran-U” kelimesinden türediği düşünülmektedir. Bu tarihi kentte, Moğol İstilasında yıkılan tarihi Harran Üniversitesinin harabeleri ile tarihi Harran evleri vardır. Harran evlerinin yıllardır sahibi olan kişiler, hem o evlerde yaşayıp hem de gelen turistlere evlerini gezdirerek rehberlik ediyorlar.

5 URFA KALESİ

Şanlıurfa Kalesi, ya da kısaca Urfa Kalesi, Türkiye'nin Şanlıurfa şehrinin merkezine bakan bir kaledir. Kale, antik dönemde Osroene tarafından inşa edilmiştir. Kalenin mevcut duvarları ise MS 814'te Abbâsîler tarafından yaptırılmıştır. Kale, günümüzde açık hava müzesi işlevi görmektedir.

6 HZ. İBRAHİM’İN DOĞDUĞU RİVAYET EDİLEN MAĞARA

Şanlıurfa Kalesi’nin kuzey kesiminde iki mağara bulunmaktadır. Bunlardan biri Hz. İbrahim’in doğduğu mağaradır. Şanlıurfa’nın en çok turist çeken ve Dergah da denilen bu mağaranın yakınında mescit, hücre ve havuzlarla birlikte küçük bir cami ve önünde havuzlu avlusu yer almaktadır.

7 HZ EYYÜP PEYGAMLERİN SABIR MAKAMI


Yaşadığı musibetler ve en ileri sahfaya gelen hastalık sonrasında Hz. Eyyûb ; “Ya Rabbi! Bana zarar dokundu. (Bu hastalık) Lisanen zikrime ve kalben ubudiyetime zarar veriyor. Sen merhametlilerin en merhametlisisin” diye niyaz edince Cenab-ı Hakk, Cebrail ile gönderdiği vahiy ile “Ayağını yere vur.” diye emretti. Hz. Eyyûb gelen bu ilahi emirle hemen ayağını yere vurdu ve yerden latif bir su fışkırmaya başladı. Kuran-ı Kerim’de “İşte sana yıkanılacak ve içilecek bir su…” diye nitelenen şifalı su ve sabır makamı Şanlıurfa’nın Eyyübiye mahallesinde bulunmaktadır. Bizans döneminde M.S. 460 yılında Piskopos Nona bu kuyunun suyunun cüzzam, fil ve gut hastalıklarına iyi geldiğini fark edince buraya bir hastane ve hamam yaptırmıştır. Yine Bizans döneminde buraya inşa edilen şifacı azizler Cosmas ve Damian Manastırlarında kuyunun şifalı sularıyla hastalar tedavi edilmekteydi.

8 KAYIP KENT VE SAKLI CENNET ‘HALFETİ’

Halfeti ilçesinin yüzde 80"i Birecik Barajı"nın yapımı ve evlerin su altında kalmasıyla birlikte, 15 kilometre uzaklıkta kurulan yeni yerleşim merkezine taşındı. Taş mimarisiyle yapılmış evlerin ve camilerin su altında kaldığı ilçe, aradan geçen süre içerisinde doğal güzelliğiyle dikkat çekiyor. Fırat Nehri"nin altında kalan taş mimarisiyle "Saklı cennet ve "Kayıp kent" olarak da anılmaya başlanan Halfeti"de, yerli ve yabancı turistlerin yoğun ilgi gösterdiği bir belde haline geldi. Halfeti ilçesi, Türkiye'den 11 şehrin, dünyada 208 şehrin dâhil olduğu, Uluslararası Koordinasyon Komitesi toplantısında ‘Cittaslow’ (Sakin Şehir) unvanını aldı.

ŞANLIURFA MÜZESİ

Geniş bir alana yayılan modern binasına 2015 yılında taşınan Şanlıurfa Müzesi, 1965'dan beri hizmet veriyor. Zengin bir geçmişi olan Şanlıurfa ve çevresinden çıkan eserleri sergileyen müze "neolitik dönem” açısından uluslararası öneme sahip. Müzenin bir başka çok önemli özelliği de Dünyanın en eski tapınağı Göbeklitepe'ye ait eserleri bulundurması. Tarihi açıdan büyük değer taşıyan pek çok yerleşim bölgesi, höyük ve ören yeriyle çevrili Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi, coğrafyasının hakkını sonuna kadar veriyor. Adını aldığı ovada M.Ö. üç binden M.S. 15. yüzyıla dek kesintisiz iskân edilen ve kendine özgü sivil mimarisiyle ilgi toplayan Harran ve çevresinden çıkarılanlar müzenin belkemiğini oluşturuyor. Atatürk Barajı, Birecik Barajı ve Kargamış Barajı göl aynası altında kalan yerleşimlerde yapılan kurtarma kazıları buluntuları da ziyaretçisini bekliyor.

10 HALEPLİBAHÇE MOZAİK MÜZESİ 

Türkiye'nin en büyük müzesi olan Şanlıurfa Müzesi'nin hemen yanında bulunuyor. Haleplibahçe Mozaik Müzesi. En az Zeugma Mozaik Müzesi kadar ilgi çeken müzede, özellikle Amazon Kadınları mozaiği tüm turistlerin ilgi odağı olmuş durumda. Haleplibahçe Mozaik Müzesi de, mozaiklerin bulunduğu alana, Roma villalarını içine alacak şekilde inşa edilmiş. Haleplibahçe Mozaik Müzesi, mitolojide ismi geçen kadın savaşçı Amazonların tasvir edildiği tek mozaiğe de ev sahipliği yapılıyor. Amazon kadınlarının av sahneleri ile dolu olan bu mozaiğin hemen yanında ise 16 yıl önce yurtdışına kaçılıran Orpheus mozaiği sergileniyor. Evet, Orpheus mozaiğinin evine dönmesi gerçekten çok güzel bir haber.

11 GÜMRÜK HANI

Şanlıurfa’yı gezip görmeye gelen yerli ve yabancı turistlerin yorgunluk attığı oturup dinlendiği bir mekandır. Şanlıurfa merkezdeki Haşimiye Meydanın hemen yanında Sipahi pazarı ile Bedesten çarşılarının bitişiğindedir. Kanuni Sultan Süleyman zamanında 1563 yılında Urfa Sancakbeyi Halhallı Behram Paşa tarafından yaptırılmıştır. Evliya Çelebi Seyahatnamesinde “Yetmiş Hanı” olarak anılan Gümrük Hanı, Şanlıurfa’daki hanların en güzel ve anıtsal örneklerindendir.

12 DÜNYANIN İLK ÜNİVERSİTESİ ‘HARRAN’

İlk çağ Helenizminin İskenderiye’deki bilim ve felsefe okulu dağıtılınca buradaki alimler Hz. Ömer zamanında Antakya ve Harran’daki okullara yerleştiler. İslamiyetten önce varlığı bilinen Harran okulu, İslami dönemde de ününü devam ettirdi. Harran’daki İslam üniversitesinde Sabiiler, Hristiyan ve Müslümanlardan oluşan aydın gruplar vardı ve bunlar araştırmalar yapıyorlardı. Harran okulundaki Sabii alimlerinden büyük kısmı sonradan Müslüman olmuştur. 7. yüzyıl sonrası ile 8. yüzyılın ilk yarısında Harran okulunda tercüme işi hızlandı. İlk çağ Yunan bilginlerinin eserleri Arapçaya tercüme edildi. Harran; Yunanca ve Süryanice’nin Arapçaya tercüme edilme merkezi durumuna geldi. Emevi Halifesi II. Mervan, Harran’ı başkent yapınca (744-750) buradaki bilimsel çalışmalar daha da ağırlık kazandı. Harran okulunda sürdürülen bilimsel çalışmalar din, astronomi, tıp, matematik ve felsefe olmak üzere beş bölüme ayrılıyordu.

13 HARRAN KALESİ

Düzensiz dikdörtgen planındaki Harran Kalesinin dört köşesinde onikigen birer kule bulunmaktadır. Bunlardan kuzeybatıdaki kule tamamen yıkılmıştır. Güneydoğudaki kulenin dış kısmı yıkılmış olup iç kısmı ayaktadır.

14 BAZDA MAĞARALARI

Harran-Han El Ba’rur yolunun 19 km ilerisinde yolun sağında yer alır. Burası eski bir taş ocağıdır. Kayalara yazılmış Arapça kitabelerden buranın 13. yüzyılda Abdurrahman el-Hakkari, Muhammed ibn-i Bakır, Muhammed El Uzzar tarafından işletildiği anlaşılmaktadır.

15 FIRFIRLI CAMİİ

Yapı kilise olarak inşa edilmiştir. Hıristiyanlık açısından büyük önem taşıyan Varak haçı 1092 yılında Urfa’ya getirilerek bu kiliseye konulmuştur. Buraya Aziz Havariyun Kilisesi de denir. 1956 yılında camiiye çevrilmiş yapı kesme taştan ve üç nefli bazilika türünde inşa edilmiştir.

16 SİPAHİ PAZARI 


Şanlıurfa Balıklıgöl platosu içerisinde yer alan Sipahi Pazarı, halıcılar ve kilimciler çarşısı olarak bilinir. Dar bir han olup içerisinde sağlı sollu olarak toplam 30 kadar taş dükkan vardır. Dükkanlar nahit taşı ile yapılmış olup, hanın içi ve dükkanlar kışın sıcak yazın ise serin bir havası vardır.  Sipahi Pazarı içerisinde yer alan esnaflar yoğunlukla; el işi halı, el işi kilim, hakiki deri yelek, şark köşesi gibi ürünleri uygun fiyata satmaktadırlar.  Sipahi Pazarı'nın bir özelliği ise 400 yıldır her sabah saat 10'da dua ile açılmasıdır. Hanın en yaşlı büyüğü elini Allah’a açıp günün hayırlı ve kazançlı geçmesi için dualar eder, El Fatiha demesinin ardından herkes Fatiha okur.

17 ŞUAYP ŞEHRİ

Harran'a bağlı Özkent Köyü adıyla anılan tarihi Şuayb Şehri harabelerine vardır. Bu kentteki mevcut mimari kalın­tıların Roma devrine ait olduğu tahmin edilmekte­dir. Epeyce geniş bir alana yayılan bu tarihi şehrin etrafı, yer yer izleri görülen surlarla çevrilidir. Kent merkezinde çok sayıdaki kaya mezarı üzerine kesme taşlardan yapılar yapılmıştır. Çoğu yıkılmış olan bu yapıların bazı duvar ve temel ka­lıntıları günümüze kadar gelebilmiştir. Halk arasında Şuayb Peygamber’in bu kentte yaşadığına ve kentin adını Şuayb Peygamber’den aldığına inanılmaktadır. Kalıntılar arasındaki bir mağara Şuayb Peygamber’in Makamı olarak ziyaret edilmektedir.

18 SAKIBIN KÖŞKÜ

Urfa kültürünü yansıtan en önemli taş konaklarından biridir. Avlusu, odalarıyla Urfa mimarisini en iyi yansıtan evlerden biridir. Balıklıgöl civarında birkaç tane daha Urfa konaklarına özgü evler görebilirsiniz.

19 HZ EYYÜP TÜRBESİ

Urfa-Mardin karayolunun 85. km.'sinden kuzeye sapan asfalt yolun 16. km.'sindeki Eyyüp Nebi Köyü'nde Eyyüp Peygamber, Eyyüp Peygamber'in hanımı Rahime Hatun ve Elyesa' Peygamber'in mezarları bulunmaktadır. Bu köyün 400 yıldan beri Eyyüp Nebi Köyü adıyla anıldığı vakfiyesinden anlaşılmaktadır. Eyyüp Nebi Köyü'ndeki peygamber türbeleri yüzyıllardan beri kutsal günlerde ve bayramlarda, yöredeki binlerce kişi tarafından ziyaret edilmektedir. Bu önemli inanç merkezinde, son yıllarda Harran Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Okutmanlarından Mehmet Oymak'ın danışmanlığında, Turizm Bakanlığı ve Şanlıurfa Valiliği'nce geniş ölçekli bir çevre düzenlemesi ve türbe restorasyonları gerçekleştirilmiş; her üç türbe arasında yaya yollarıyla bağlantı sağlanarak türbeler alanı ihata duvarlarıyla köy yerleşmesinden ayrılmış ve ağaçlandırılmıştır. Eyyüp Peygamber türbesinin batı yakınında bulunan ve O'nun otururken yaslandığına inanılan büyük bazalt taş, bu proje içerisinde korumaya alınmıştır.

20 ULU CAMİ

Cami, şehir merkezinde Divanyolu Caddesi’nde yer alır. Yapım tarihi belirlenemeyen, "Kızıl Kilise" olarak adlandırılan eski bir kilisenin yerine inşa edilmiştir. Eski yapıya ait avlu duvarları, sütunlar, sütun başlıkları ve çan kulesi halen mevcuttur. Caminin inşa kitabesi bulunmamaktadır. Bu yüzden kim tarafından ve ne zaman yapıldığı kesin olarak bilinmemektedir. 1170-1175 yıllarında Zengiler tarafından yaptırıldığı tahmin edilmektedir. Kitabelere göre Ulu Camii; 1684, 1779, 1780 ve 1870 yıllarında onarım görmüştür. İslam fetihlerinden sonra, sütunlarda kullanılan kırmızı mermerler ve kilise ile ilişkisinden dolayı “Mescid ül- Hamra (Kırmızı Mescit)” olarak isimlendirilmiştir. Payeler üzerine oturan ve her biri çapraz tonozlarla örülü on dört sivri kemerle avluya açılan son cemaat yeri Anadolu'da ilk kez Urfa Ulu Camii'nde bulunmaktadır. Caminin harim kısmında bir kuyu yer alır. Halk arasındaki bir inanışa göre Hz. İsa’nın, Kral Abgar’a, Havarisi Thomas’la gönderdiği mendil bu kuyuya bırakılmıştır. Bu nedenle camiinin içindeki kuyunun suyu, şifalı olarak kabul edilir. Minareye, Cumhuriyet döneminde bir saat eklenerek saat kulesine dönüştürülmüştür. Minare, aynı zamanda şehrin ilk ve tek saat kulesi görevini de görmektedir. Kızıl Kilise’ye ait kalın duvarlarla çevrili camii avlusunun kuzeybatı kesimi mezarlıktır. Bu mezarlıktaki türbede, 1823 yılında vefat eden, Halidi Tarikatı’nın kurucusu Mevlana Halid Ziyâeddin Hazretleri'nin küçük oğlu Şehabeddin Ahmet’in mezarı bulunmaktadır. Türbe, Şanlıurfa ili Kültür Eğitim Sanat ve Araştırma Vakfı (ŞURKAV) tarafından restore edilmiştir. Cami, 2010-2011 yılında, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından onarılmıştır.

Anahtar Kelimeler:
  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
Urfalı şair hayata gözlerini yumdu!Önceki Haber

Urfalı şair hayata gözlerini yumdu!

Şanlıurfa'da bir terörist yakalandı!Sonraki Haber

Şanlıurfa'da bir terörist yakalandı!

Yorum Yazın

Başka haber bulunmuyor!