h Dolar 7,3418 %-0.27
h Euro 8,8854 %-0.27
h BIST100 1.528,82 %0.09
a İmsak Vakti 02:00
Şanlıurfa 10°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

MİT’in yeni hedefi teknoloji casusları

Milliyet gazetesi yazarı Tunca Bengin’in, “MİT’in yeni hedefi teknoloji casusları” başlıklı yazısı şöyle:

Türk savunma sanayinin geldiği nokta nedeniyle dünyanın gözü Türkiye’de… Özellikle İHA ve SİHA’lar ile muharip araç gereçler, silahlar ve mühimmatların sahada gösterdiği üstün başarı uluslararası güçlerin de dikkatini çekmiş durumda. Bu bağlamda yapılan övgüler ve İHA-SİHA’lar başta olmak üzere gelen silah talepleri de malum. Yani gerçekleştirilen hamleler silah sanayiinde dışa bağımlılığımızı azaltırken, Türkiye’yi dünya piyasalarında söz sahibi de yapıyor. Tabii bu aynı zamanda teknoloji ve ticari olmak üzere iki farklı casusluğun daha radarına girme anlamına da geliyor. Ki bunun en son örneği de geçenlerde Emniyet ve MİT’in ortak operasyonuyla ortaya çıkarıldı. Yani Türkiye’nin geliştirdiği, geliştireceği projelerle ilgili bilgi sızdırma amacıyla birçok ülkenin gizli servisleri, yabancı şirketlerin elemanları ‘derin’ bağlantılar ve hesaplar peşinde. Nasılını ve niyesini eski Genelkurmay İstihbarat Başkanı Em. Korg. İsmail Hakkı Pekin, anlatıyor:

“İstihbarat servisleri işin içindedir ama bunlar gidip doğrudan bir şey yapmazlar. Yani kendilerine özgü bir bilgi kaynağı ağı yaratırlar. Bir yerde ofis kurarlar idare ederler o ofise bağlı yerli halktan çok sayıda haber kaynağı kullanılır. Bunlar savunma sanayii teşkilatlarında, özel sektörde, üniversitelerde de olabilir. Bunların bir kısmı parayla ilgilidir bir kısmı kadınla ilgilidir ya da kumarla ilgilidir adama şantaj yapılır. Çocuğu başka yerde okuyordur ondan dolayı şantaj yapılır. Aklınıza gelebilecek her şey yapılabilir. Onun için bunlara karşı benim hep savunduğum bir iç istihbarata ihtiyacımız var. Dışarıda da bizim aynı şeyleri yapmamız lazım. Yani hangi ülke ne geliştiriyor, biz onların önüne nasıl geçebiliriz. Biz bu işe daha yeni başlıyoruz”

TÜRKİYE’DE TEKNOLOJİ CASUSU ÇOK MUDUR?

“Olmaz olur mu? İddialısın, savunma sanayimi şu hale getireceğim diyorsun o iddia için hamle yapıyorsun, üretiyorsun, yazılım geliştiriyorsun. O projeleri, yazılımları ele geçirmek isteyen çok sayıda ülke, insan olur. Sadece güvenlik nedeniyle değil, pazardan pay kapmak, sizi pazara sokmamak için de aynı şeyler var. İHA’ların zayıf tarafını bulup o yazılımda onların üzerine gidecek İHA’ları düşürecek şekilde bir işlem geliştirmek isteyenler de bunu yapabilir. Amaç sadece ülkenin güvenliği değil  sizin pazara ulaşmanızı da  engellemek ya da sizin ürünlerinizi işe yaramaz göstermek… Dolayısıyla sizin neyle uğraştığınızı, detaylarını öğrenmek isterler. Mesela Aselsan’ın jammerleri var ya da hava savunma sistemlerini durduracak elektronik aletler geliştiriyor. Diğer tarafta TAİ yazılım geliştiriyor. Türk hava sanayii yeni bir helikopter motoru geliştiriyor. Milli uçak üzerinde çalışılıyor. Bunlar hep onların radarındadır.”

Peki ya geçmişte çok tartışılan Aselsan’daki şüpheli ölümler. Onlar da bu kapsamda olabilir mi? Pekin, devam ediyor:

“Büyük ihtimalle olabilir. Yüzde yüz böyledir demiyorum ama büyük ihtimalle olabilir. O intiharlar, ölümler araştırılması gereken şeyler. Komplo teorisi gibi geliyor ama olabilir. Sadece bunlar değil mesela Isparta uçağı düştüğü zamanda Bor madeniyle ilgili çalışan bilim insanlarının hepsi öldü biliyorsunuz. Yani o ölümlerde olabilir, eğer peşinde oldukları malzemeyi ele geçiremiyorlarsa bunu geliştirecek insanlar bir şekilde ortadan kaldırılabilir. Bunu yabancı istihbarat örgütleri olduğu gibi yabancı şirketler de yapabilir. Çünkü mesela bir şirketten telsiz alıyorsun, kendi telsizini yaptığında otomatik olarak o şirketin Türkiye’deki pazar payı düşüyor. Dolasıyla bu gibi şirketlerde yapabilir. Mesela adamları satın alıp kendi çalıştırabilir, istifalar vardı hatırlarsanız, bir kısmı öldürülebilir. Yani bu iş hem istihbarat örgütleri tarafından hem büyük şirketler tarafından da yapılabilir.”

BUNLARA KARŞI NE YAPMALI?

“Bu casusluk kişilerle yapılıyor, siber taarruzlarla da yapılıyor ama kritik şeyleri almak için kişilere ihtiyaç var. Yani her ne kadar siber sistem çıktı casusluk bozuldu gibi laflar falan ediliyorsa da casusluk, insan istihbaratı hala devam eden bir olay çünkü bazı sırları ancak insanlardan öğrenebilirsiniz. Onun için bu tip yerlerde çalışanların iyi korunması lazım. Bölgenin de emniyete alınması, siber taarruza da açık olmaması lazım. Mesela İsrail bir siber taarruz yaptı İran’ın uranyum zenginleştirme sistemleri hasara uğradı. Yine Rusya bir siber taarruz yaptı ABD’deki 18 bin teknoloji şirketi, bazı devlet kurumları,40 tane de İsrail teknoloji şirketi etkilendi. Hata yaparsak Türkiye bunlarda da karşılaşabilir. Yani istihbarat teşkilatımızın bu konuyla ilgili çok iyi hazırlık yapması lazım. Dolayısıyla içeriyle ilgili de ayrı bir istihbarat teşkilatı kurulmalı…”

KAYNAK: MİLLİYET

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

AK Partili kadın meclis üyesine hakaret eden belediye başkanı yardımcısı, görevden uzaklaştırıldı

HIZLI YORUM YAP

r

URFA HABER MERKEZİ kişisel bilgilerinizin gizliliğine saygı duyar. Bu web sitesi aracılığıyla bizimle paylaştığınız bilgiler, Gizlilik Politikamız gereği izniniz olmaksızın hiçbir kişi ya da kuruluşla paylaşılmaz. Bu web sitesini ziyaret ederken, sizin bilginiz olmaksızın size ait hiçbir kişisel bilgi tarafımıza ulaştırılmamaktadır. URFA HABER MERKEZİ, web sitesi ziyaretçilerinin kendi iradeleri ile web sitesine bıraktıkları ad, soyad ve e-posta adresi gibi bilgileri kullanarak bu kişilerle irtibata geçebilir, kendilerini e-posta yoluyla kampanyalarından haberdar edebilir. Bu kişiler, istedikleri anda kişisel bilgilerinin bir daha kullanılmamak üzere silinmesini talep etme hakkına sahiptirler. Bu web sitesi ziyaret edilirken, ziyaretçiyi tanıyabilmek adına bilgisayarınıza cookie yüklenebilir. Bu cookie’ler, sizinle ilgili hiçbir kişisel bilgiyi tarafımıza aktarmak üzere geliştirilmemişlerdir. Ancak yine de, Internet tarayıcınızın ayarlarında gerekli değişiklikleri yaparak Internet sitelerinden gelebilecek tüm cookie’leri reddedebilirsiniz.