"Epilepsiler Hakkında bilinmeyen bir gün"

Marketlerde yeni dönem! ‘Ürünlere ayar geliyor: Etiketlerde artık o ifadeleri görmeyeceğiz Marketlerde yeni dönem! ‘Ürünlere ayar geliyor: Etiketlerde artık o ifadeleri görmeyeceğiz

Bugün 12 Şubat Dünya Epilepsiler günü münasebetiyle Şanlıurfa'da Epilepsilerle ilgili sembozyum düzenlendi.

Epilepsi konusunda halkı bilinçlendirme amaçlı Harran üniversitesi tıp fakültesi öğretim görevlisi Nöroloji uzmanı Dr Tülin Demir ve Psikolog Talip Sami'nin sunumuyla halka sunum yapıldı.

Sunumda Epilepsi ve Epilepsi hakkında yapılması gereken ilk yardım teması ön plandaydı.

Epilepsi ve Yaşam Derneği öncülüğünde Valilik, Büyükşehir Belediyesi ve il Sağlık Müdürlüğü desteğiyle hazırlanan sempozyuma Sivil Toplum Kuruluşları, siyasi mensuplar ve Şanlıurfalı vatandaşlar iştirak etti.

2003 yılından bugüne ülkemizdeki 950.000 epilepsililnin tamamı için çalışmalar yapan, ülke genelinde ve uluslararası platform olan IBE'de temsil eden tek hasta derneği olarak görev yapmaktayız.

İntiharlarda dünyada ve ülkemizde 1. sırada, ülkemizde işsizlikte diğer engellerin 3 katı farkla 1. sırada olan epilepsililer, dünyada engel derecesi saptanamayan tek hastalıkla mücadele etmekteler! Bizler bu engellerle uğraşmaya çok alıştık. Asıl sorun; mahalle baskısı!  

Tek olmamız, kamusal görev yapmamızdan dolayı hiçbir etnik, siyasi, ideolojik, cinsel, dinsel bir kuruma yaklaşmadan tarafsız ayakta durmaya mücadele ettiğimiz için, toplumsal, kamusal, medyatik olarak yerince destek almadığımızdan, gücümüz oranında çalışmalar yapabiliyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ile çalışmalar yapan, Dış İşleri Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı'ndan randevu bekleyen, üstüne düşen sorumluluğu bilen kurumuz! Gönül ister ki; tüm ülkeyi kapsayan çalışmalar yapan, bilimsel araştırmalarda üniversitelilere destek veren, Dünya Epilepsi Derneği ve Müslüman Epilepsililer Grubunda ülkemizi temsil eden kurum olarak, yalnız bırakılmış olmamız çok acı...

Kurumsal şirketlerin, kamusal kurumların, 'sosyal sorumluluk sahibiyim' diyen kişilerin, STK'ların, en önemlisi ulusal medyanın sesimizi duymasını umuyor ve diliyoruz. Bugüne kadar tek başımıza yürürken, bugün eğer İstanbul-Ankara Valilikleri kamusal olarak ilk kez destek verdiği için diğer kamu kurumlarına, ABB-İBB hem STK'lara, hem sosyal medyaya, hem de yerel basına ilk kez böyle bir duyuru yaptığı için tüm belediyelere, Gala ve Epilepsililer İçin Pedal Çevir Projesine STK'lar destek verdiği için tüm STK'lara, tüm bu çalışmalarda medya, sosyal medya ayağında destek veren tek kurum olan Ebru'nun Sözlüğü Eğitim Kurumu'nun kurumsal şirketlere örnek olmasını diliyoruz. Sadece bakmayan gören, sadece duymayan dinleyen kişilerle karşılaşmayı diliyoruz.

                                                                    AMACIMIZ NE?

Bu çalışmalarımızda 4 amacımız var. Bunlardan birincisi 2017 yılından bugüne bekleyen yönetmelik tasarı önerisi olan 'engel derecesinin saptanması' konusunun, sizlerin desteği ile daha yüksek sesle Sağlık Bakanlığı'na duyurularak, 3. sınıf ülkelerde kullanılan değerler gibi değil, gelişmiş ülkelerde kullanılan değerler gibi, engellimizin hesaplanmasını umuyor ve diliyoruz. İkinci konu, intiharlarda 1. sırada olan epilepsililerin hayata tutundurulması için, Milli Eğitim Bakanlığı ile rehber öğretmenleri, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile üniversite öğrencilerini, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile annelerin bilgilendirilmesini istemiştik. Bu talebimizi buradan yeniliyoruz.  Üçüncü konu işsizlikte açık ara farkla ilk sırada olan, oysa gelişmiş ülkelerde bu sorunu yaşamayan epilepsililer için daha önceki önerimizi tekrar ediyoruz ve diyoruz ki; önce kamuya alımda bu güne kadar en az alım yapılan epilepsililer için, bir kereye mahsus bir farkındalık yapın ki; biz de İŞKUR'a bunu sunarak, epilepsililerin hangi dallarda çalışabilecekleri konusunda bir proje oluşturup; işçilerin ve işverenlerin, böylece halkın bilinçlenmesinin sağlansın. Dördüncü ve son konu, toplumun bilinçlenmesi için kitap, tiyatro, film, müzik ve sporla halkımızı bilinçlendirmesine Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Gençli ve Spor Bakanlığı tarafından destek verilmesi.Halkın bilinçlenmesi durumunda zaten daha az ilaç, daha az EEG, daha seyrek muayene olacağı için, geri dönüşümü de çok hızlı olacağı gibi, toplumuzda hala  %3 cin çarpması, %6 bulaşıcı, %13 anne olamaz gibi yanlış düşüncelerden kurtulup; bilinçlenmiş olacaktır.

Unutmayalım ki; hepimiz epilepsi adayıyız. Daha bilinçli bir toplum, daha huzur bir yaşam, daha az işsizlik, azalan intiharlar, artan huzurun ve sağlığın olduğu bir dünyaya pencere açmak dileğiyle...