Urfa Domain
ÖZEL ŞANMED HASTANESİ
MOREV
FUAT TÜRKER

Gençlerin Hali


FUAT TÜRKER
7 Kasım 2014 Cuma 17:10
Dünyanin hizla degisiyor olmasi ileri sürülerek, modern,  çagdas, cesur ve özgür olmak adina gençler ahlâksizliga özendiriliyorlar. Gençler giderek kulluk bilincinden uzak, sinir tanimayan, asiri ve ahlak disi davranislardan çekinmeyen, bencil tutkularinin ardi sira yasayan, sorumsuz ve umursuz bir kisilige sahip oluyorlar.

Sadece büyük kentlerde degil, küçük sehir ve kasabalarda dahi ayni gençlik sorunlari gündemde. Aileler çocuklarina gereken ilgiyi göstermiyorlar. Çocuklarin gizli aliskanliklari var ve aileleri bundan habersiz. Arkadas çevresi çok önemli oldugu halde, aileler takip etmiyorlar.

Tek basina iken çok sakin ve terbiyeli olan bir çocuk, arkadas ortaminda tamamen farkli bir kisilige bürünebiliyor. Çocuklarda özenti ise had safhada. Çevresindeki pek çok seye duyarsiz kalan genç, arkadasinin kendisininkinden daha gelismis olan bilgisayari karsisinda istirap çekiyor. Ya da bir arkadasinda gördügü yeni bir telefon, onun canini yakiyor, mutsuzlugu için yeterli oluyor. Gençler karsi cinse kendilerini begendirmeye çabasi içindeler. Dejenere bir hayati adeta enjekte eden gençlik dizilerinin etkisinde kaliyor, oradaki karakterleri taklit ediyorlar. Bir ögretmen arkadasim, 14-17 yasindaki bazi ögrencilerinin kendi aralarinda davetiye bastirip, nikâh kiydiklarindan söz etmisti. Dahasi, kendi aralarinda cinsel deneyimler yasadiklarindan.
Aile içinde dinin öngördügü güzel ahlâk konusunda egitilmemis olan, çevrenin ve özellikle televizyon programlarinin yogun telkinlerden etkilenen gençlerin hatta çocuklarin, ahlâk disi davranislara yöneldiklerini, alkol ve uyusturucu kullanmaya basladiklarini ve siddet egilimli olduklarini görüyoruz.
 
Son dönemde ise Bonzai adli yeni nesil bir uyarici madde kullanimi gençler arasinda giderek yayginlasiyor. Gençlerin, bu maddenin bitkisel yani dogal oldugunu düsünmeleri, kimyasal içerigi ve zararli etkileri konusunda yeteri kadar bilgiye sahip olmamalari ilk denemede etkili olabiliyor.
 
Bonzai, genel olarak uluslararasi polisiye literatürde ‘’ spice’’ adi altinda tanimlandiriliyor. Ülkemizde kullanimin hizla arttigi bu uyarici madde, üretiminde siklikla kullanilan bonzai agacinin yapraklari sebebi ile bonzai adini almis. En önemli özelligi ise kurutulan madde olarak herhangi bir baska bitkinin yapraklarinin da kullanilabiliyor olmasi. Video paylasim sitelerinde ‘bonzai videolari’ basligi altinda onlarca video bulabilirsiniz. Bonzai kullanmis çesitli gençlerin insani ürperten görüntüleri bunlar.  
Genç kizlar, delikanlilar mutlu degiller. Evde, okulda, is hayatinda gençler sürekli sorunlar yasiyorlar.  Çogu genç sürekli sikintili, hiçbir ortama uyum saglayamayan, karamsar ve her seyden sikâyet eden bir ruh haline sahip oluyor. Hiçbir seyi begenmiyor ve basta ailesi olmak üzere herkeste bir kusur buluyor. Içine kapali ve düsüncelerini açiga vurmayan genç, daha çok odasinda 'takiliyor'.
 
Eglenmek için arkadaslariyla disari çikiyor; ufak bir kivilcimla aralarinda gerginlik yasanabiliyor. Bulunduklari ortamda bos bos konusuluyor. Genç alkolle bitkinlesiyor, sigara dumaniyla sersemlesiyor. Unutkan, bitkin, bikkin, asabi, alingan oluyor, dikkat bozuklugu ve korkular yasiyor. Yediginden içtiginden zevk almiyor, müzigi begenmiyor. Gittigi her yerde rahatsiz oluyor. Dönüste kimi zaman arkadaslariyla kavga ediyor.
 
Eglenmek yerine acilar yasaniyor. Mutlu olmak için gidiyor genç ama parasini ve zamanini tükettigi gibi, mutlulugu da tüketiyor. Bitmiyor; eve döndügünde annesiyle ve babasiyla tartisiyor.
 
Odasina çekildiginde, “ben neden böyle huzursuzum? Neden bu denli aci çekiyorum?” diye düsünmüyor. Bu acinin kaynagini sorgulamiyor. Oysa acinin kaynagi çok açik; Allah'tan uzak yasamak.
 
Bediüzzaman’in Eskisehir Hapishanesi penceresinden izledigi liseli kizlarin elli yil sonraki durumlarini görerek hüzünlenmesini düsünüyorum. Kaç anne baba çocugunun birakin elliyi, bir on yil sonrasi için endise ediyor? Çogu insan yasadigi gibi inaniyor, bos veriyor, önemsemiyor, "nasilsa ileride her sey yoluna girer" diyor. Rahmani bir merhamet göstererek çocuklarinin ahiretini degil, seytani bir merhametle dünya hayatini düsünüyor. Ahireti yerine çocugunun dünyasini güzellestirerek ideal anne baba oldugunu zannediyor. 
 
Çocuklarina hayatin amacinin yalnizca yemek, içmek, eglenmek, is sahibi olmak, evlenmek ve aile kurmak oldugunu telkin eden anne babalarin, "ne olacak bu gençlerin hali?" sorusunu sormaya hakki var mi sizce? "Bizim zamanimizda böyle miydi?" diye serzeniste bulunan insanlara soruyorum. Sizin zamaniniz bitmedi ki. Yasiyorsunuz ve hala zamaniniz devam ediyor. Sorumluluklariniz gençlik dönemiyle birlikte sona mi erdi? Neden gençlerin sizin zamaninizdakinden daha dejenere olmasina izin verdiniz, veriyorsunuz?..
 
 
 
 
 
 

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Nöbetçi Eczaneler
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık