Şanlıurfaspor'da Söz Düellosu...
Geçtiğimiz günlerde bazı iddialarda bulunarak istifa ettiğini açıklayan Şanlıurfaspor Muhasibi Mehmet Cafer, Şanlıurfaspor başkanı Habip Arslan’ın cevabından sonra tekrar bir açıklama yaptı
Şanlıurfaspor Başkanı Habip Arslan'ın “Yönetim Kurulu üyesi Mustafa Dinç ve
2008-2009 sezonu itibari ile takımımızı sürekli zirveye taşıyan Teknik
Direktörümüz Mehmet Şahan hakkında yapmış olduğu açıklama bizleri derinden
üzmüştür. Sayın Mehmet Cafer’in yaptığı açıklamada, ortaya atmış olduğu çeşitli
iddialar ve söylemler tamamen gerçekleri yansıtmadığı kulübümüzde en yetkili
yöneticisi olan Sayın Cafer’in böyle bir açıklama yapması spor kamuoyu
tarafından yadırgandığı kanısındayız. Habib Arslan başkanlığındaki Yönetim
Kurulumuz, göreve geldiği günden bu yana kurumsallaşma ve şeffaflık adına
çabalar sarf etmiştir. Kaldı ki Sayın Cafer’in iddia ettiği bazı konular iki yıl
öncesine dayanmakta olup, bugüne kadar açıklamaması ve yönetimde kalması
düşündürücüdür. Teknik Direktörümüz Mehmet Şahan hakkında söyledikleri gerçeği
yansıtmadığı gibi tamamen kişisel ilişkiler sonucu yapılan bir açıklama olarak
görmekteyiz”
açıklamasının ardından Mehmet Cafer’ de şöyle cevap verdi:
“Şanlıurfasporla ilgili Urfalı kardeşlerimle kulüpteki bazı olayları
anlatmıştım geçen hafta. Sanırım ki bazı arkadaşlar beni iyi anlamamışlar, beni
yalancılıkla, kişisel bir durum olduğunu söylemişler. Bu açıklamaları yapmak
için neden 2 yıl beklemişim diye eleştirmişler. Sanırım neden istifa ettiğimi ya
iyi okumamışlar ya da halkın kafasını karıştırmak için bilinçli şekilde cevap
yazmışlar. Ama her şey halkın gözünün önünde artık güneş kalburla kapanmaz. Bu
vakfın vebali büyüktür. Ben o mesuliyeti taşıyamam, çünkü ben zayıfım sırtı pek
olanlar taşıyabilirler. Gerçi taşıyacaklarını sanıyorlar ama bir yerlerden
çıkar, kimseye kalmaz. Emanete hıyanet etmek veya korumamak aynı kefededir.
Ben 2008/2009 sezon yılından bahsederken Şanlıurfaspor yönetmenliğini
imzalamayan Mustafa Çapanoğlu’nu tüm yönetimin hazır olmuş olduğu bir toplantıda
oy birliğiyle işine son verilmişti. Onu hatırlattım Şahan’a niye uygulanmadı
neden buna ayrıcalık tanıyorsun.
2009/2010 sezon yılından da bahsederken
Şahan’nı kadroyu dar tutmasından dolayı 18 kişilik kadroya giremeyen her
futbolcuya yine maç başı ve prim verdirdi. Ayrıca sonradan maça giren veya
girmeyen her futbolcuya % 100 maşı verdirdi. Bundan dolayı futbolcuların kendi
aralarındaki rekabeti kaldırmış oldu. Futbolun kalitesi düştü, Sezon başında alt
yapıdan 2 futbolcunun her birine 10.000 TL transfer parası verdirdi. Bize
“ileriki maçlarda profesyonel yaparız” dedi. Bize adam lazım olduğunda yine bu
iki yavrumuzu profesyonel yaptırmadı. 14/15 kişiyle sahaya çıktı. Kulüpte bu
çocuklarda bekliyor, hocaları tarafından çağrılmayı. Ben burada art niyet ararım
ve son 8 maçta 2 puan almamızın sebeplerinden biridir bu olaylar.
Mehmet
Şahan hoca 6 maç ceza aldığında biz o maçta ‘her şeyimizi kaybettik’ dedim.
Yanlış mı söylemişiz ve sezon sonunda takımı şampiyon yapmış edasıyla gelip
karşımıza oturdu. Vefa ve izan yok demiştik. Onu yine tekrarlıyorum bu adamın
bizde 2 aydan fazla aylığı hiç kalmamıştır içerde. Çünkü her zaman ihtiyacı var
geçen yıl Şanlıurfaspor’dan 191.000 TL aldı. Toplamda Genelkurmay Başkanı bu
parayı kazanamıyor. O Urfa’ya ne yaptı, sadece kocaman bir hiç.
Eğer ceza
yediğinde işine son verseydik, 6 maç cezası olduğundan dolayı bu yıl iş
bulamazdı. Hiçbir takım bu şartlardaki hocayla anlaşmaz. Bundan dolayı vefasız
ve adamlık herkeste olmaz demiştik. Tekrarlıyorum dediğimi 3 üncü yardımcı
hocası Turgay’ın her yıl 60,000 TL bize maliyeti var. Ayrıca 15,000 TL de maç
izleme gideri var. Bunun yerine bizim alt yapıda maaşıyla çalışan Urfalı 4
hocamız var. Onlar bu işi gayet rahat yaparlar. Giderimiz azalır diyordum ve
takribi 2 yılda fazla maç başı ve primlerle birlikte 2 yıldır 350.000/400.000 TL
fuzuli para ödemesi yaptırdı. şanlıurfaspor’a bu ödemelere her defasında itiraz
ettiğimde hocanın bir bildiği var, deyip Habib Arslan ve Mustafa Dinç’i
aşamıyordum, demiştim. Yalan mı söylemişim? Allah doğruyu bilendir.
Gelelim
benim istifa edişime; 2 yıldır her futbolcu ve teknik ekiple anlaştığımızda veya
sonradan hiç kimseye senet veya çek verilmedi. Bize inanan gelip oynasın dedik.
Hiçbir futbolcuya da borcumuz kalmıyordu. Sezon sonlarında bize inanlara mahcup
olmadık. Şahan’la ilgili yukarıda saydığım bu kadar vefasız bir hocaya 100.000
TL senet verilmesini istedi. Başkanla kulüpte ikimiz yalnızdık. Bende itiraz
ettim hocaya ben söz verdim dedi. Olayı açamadan kapattık. 70.000+30.000 =
100.000 TL senet imzaladım. 30.000 TL ileriki aylıklarına mahsuben dedim. Yarın
giderse 30.000 TL de heba olmasın diye. Burada bir incelik var kulüp adına ve
menfaatine yönetmenliğini ve sözleşmesini de imzalaması gerekiyordu. Kulüp
Müdürüne verdim, bu evrakları. TFF mecburi istiyor, hukuken gerekli bu
sözleşmede % 5 vergi kesintisi vermesi lazım. Bu kazandığı paranın stopajını
maliyeye biz onlar adına yatırıyoruz. Bey efendi bunu kabul etmemiş. Ben müdüre;
imzalarsa senetleri ver yoksa verme dedim. Çıktım kulüpten akşam Habib Arslan
gelmiş. Yönetmenliği imza etmeyen Şahan hocaya benim hazırladığım senetleri
yırtmış. Kendisi yeniden 100.000 TL senet vermiş ve Şahan’ın kazandığı paranın %
5 vergisini de Şanlıurfaspor yatırsın anlamındadır. Bu yaptığı yanlış ve ben
bundan dolayı dik durdum Şahan imzalamazsa, istifa ederim dedim. Habib Arslan
imzalatmadı ve bende istifa ettim. Benim derdim Şanlıurfaspor’un parasını
korumaktı. Fakat gücüm yetmedi, nefsime gücüm yetti. Vakfın malını koruyamaz
durumda kaldım. Artık kimin doğru söylediğini Rabbim biliyor” dedi.
Bu yazı toplam 109 defa okundu.