Metrolife Hastanesi

Ana Sayfa Genel Tuvalette Yatıyorlar

Tuvalette Yatıyorlar

Şanlıurfa cezaevinde kapasitesinin üstünde hükümlü ve tutuklu bulunduğu bazı hükümlülerin sıcaktan bunalınca lavabolarda yattıkları iddia edildi.

Giriş Tarihi: 28 Ağustos 2014 Perşembe 19:21
Tuvalette Yatıyorlar
Whatsaap İhbar Hattı

50 mahkûm kapasiteli Şanlıurfa Kapalı Cezaevi’nde 866 tutuklu ve hükümlü kalıyor. Altı kişilik odalara 20 kişi sığdırılmış. Yerde yatacak yer yok, ranzaların bir katında iki kişi yatıyor.


Bir ranzada dört kişi yatıyorHapisanelerdeki tutuklu ve hükümlüler ile yakınlarından gelen şikâyetler üzerine Taraf, cezaevlerindeki sorunları masaya yatırdı. Sivil toplum örgütleri, hukukçular, mahkûm yakınları, eski mahkûmlar ve gardiyanlarla yapılan görüşmelere göre, cezaevlerinde işkence ve kötü muamelenin yanı sıra beslenme, sağlık ve eğitim imkânlarının kısıtlanması gibi pek çok sorun yaşanıyor. En yoğun şikâyetlerin geldiği Şanlıurfa Kapalı Cezaevi’ndeki durum ise vahim. 450 kişi kapasiteli cezaevinde 866 mahkûm kalıyor. 1999’daki tadilatla altı kişinin kalabileceği şekilde oda sistemine dönüşürülen cezaevinin her odasına yaklaşık 20 kişi sığdırılmış. Tutukluların çoğu yerlere serilen yataklarda uyuyor. Şanlıurfa’daki sivil toplum örgütü temsilcileri cezaevinde yaşanan sorunları Taraf’a anlattı: 

Şanlıurfa Hukukçular Derneği Başkanı Av. Ömer Avcı: 450 kişi kapasiteli Şanlıurfa Kapalı Cezaevi’nde 37’si kadın 866 mahkûm kalıyor. Yer sıkıntısı nedeniyle yerlerde yatılıyor. Altı kişilik koğuşlarda 20’şer kişi barınıyor. Tutuklu ve hükümlülerin savunma, şiddete maruz kalmama, sağlık, eğitim, beslenme, aileleri ve avukatlarıyla ve genel olarak dış dünya ile her dilde iletişim kurma haklarına saygı gösterilmelidir.

İnsan Hakları Derneği (İHD) Şanlıurfa Şubesi Başkanı Av. Sedat Gözkıran: Şanlıurfa Kapalı Cezaevi’nde yerde yatacak yer yok. Her ranzanın bir katında iki kişi yatıyor. Duruşmalara götürülen tutuklulara Jandarma tarafından kaba dayak atıldığı belirtiliyor. Yine bir kısım mahkûma, suç oluşturabilecek eşya yapabilecekleri ihtimali gözetilerek sarı kırmızı yeşil boncuk verilmiyor. Kadın tutukluların kaldığı koğuş, kadın gardiyanlar olmasına rağmen erkek gardiyanlarca aranıyor.

MAZLUMDER Şanlıurfa Şubesi Başkan Yardımcısı Av. Ömer Sinikan: Ne yazık ki Şanlıurfa Cezaevi’ndeki tutuklu ve hükümlüler temel insanî ve demokratik haklardan yoksun. Kötü muamele, işkence, tacize maruz kalıyorlar. Daha önce Adalet Bakanlığı’na bu kötü durumun düzeltilmesi yönünde uyarıda bulunduk, henüz bir gelişme sağlanamadı.

Gardiyan: Vicdanımız rahatsız
Şanlıurfa Kapalı Cezaevi’ndeki bir gardiyan şu çarpıcı cümleyle özetliyor cezaevindeki durumu: “Yeni müdür çok katı, bazı geceler inleyen ve bağıran tutukluların sesinden vicdanı olan herkes rahatsız olur.”

"Kocam öldü, mezarda mı nikâh kıyayım"

Zeliha Tetik: 68 yaşındaki Zeliha Tetik, cinayetten 10 yıl hüküm giymiş oğlunu ziyarete giderken karşılaştığı sorunları şöyle anlattı: “Oğlum dört yıldır cezaevinde yatıyor. Son bir yıldır tutturdular ‘Senin resmî nikâhın yok, görüşemezsin’ diye. Benim kocam 25 yıl önce öldü, mezarda mı nikâh yapacağım? Oğlumun nüfusunda anne adı olarak benim adım yazıyor; zorluk çıkarıyorlar, yalvarıyorum da beni bırakıyorlar.”

Eski tutuklu Ayşe Zelal Irmak:
“Yemekler çok kötüydü. Lezzet aramak zaten mümkün değildi. Matematik, bilgisayar, takı kursu istedik, sadece takı kursu kabul edildi. Revir talebimiz birkaç gün sonra karşılanıyordu.”

S. E:
Şanlıurfa Kapalı Cezaevi’nde tutuklu 21 yaşındaki öğrenci S.E. ise yakınları aracılığıyla Taraf’a gördüğü işkenceyi anlattı: “Duruşma nedeniyle Diyarbakır’a götürüldük. Ring aracında arkadaşlarımızla Kürtçe konuştuğumuz için ‘Siz vatan hainisiniz, teröristsiniz’ diyerek bize şiddet uyguladılar. Hastaneye, revire çıkarmadılar; morlukların, darp izlerinin geçmesini beklediler.”

Barış Özbay: Taraf’a mektup gönderen hükümlülerden Barış Özbay ise, cezaevindeki sorunları şöyle sıraladı: “Çalışma yurtları, kütüphane, spor salonları, yabancı dil kursları, resim, müzik, tarih, öfke kontrol, marangozluk kursları gibi etkinlik alanları yok. Bir odada üst üste yığılmış insanlar olarak sabah akşam oturuyoruz. Başka yapacak bir şey yok. Televizyonda bir belgesel kanalı yok.”

      Taraf
YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Bu habere de bakabilirsiniz

Türkiye'ye saldırı planı! 2018'in hazırlığı

Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık