AK Parti Referandum
AK Parti Referandum
Metrolife Hastanesi

Ana Sayfa Genel Tatlıses'e, 175 kişi ile çete dâvâsı

Tatlıses'e, 175 kişi ile çete dâvâsı

Konserde ayağından vurulan Özcan Deniz, müştekî! Türkücü İbrahim Tatlıses'e, 175 kişi ile çete dâvâsı...

Giriş Tarihi: 28 Ağustos 2014 Perşembe 19:21
Tatlıses'e, 175 kişi ile çete dâvâsı

İzmir'de özel yetkili Cumhuriyet Savcısı Faruk Çalışkan'ın eksiklerini gidererek mahkemeye gönderdiği, Ahmet Tekin Baykal liderliğindeki organize suç örgütüne yönelik düzenlenen "Anafor" isimli operasyona ilişkin iddianame, İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinde kabul edildi.
İddianamenin kabul edilmesiyle, Ahmet Tekin Baykal'ın yanı sıra organize suç örgütü yöneticisi olduğu öne sürülen Sami Hoştan, türkücü İbrahim Tatlıses, Çeşme Belediye Başkanı Faik Tütüncüoğlu, eski Güzelbahçe Belediye Başkanı Ertan Avkıran'ın da aralarında bulunduğu 176 sanık hakkında dava açıldı.
Çeşme'de bir konser sonrasında ayağından tabancayla vurulan Özcan Deniz'in ismi de, müştekî sıfatıyla iddianamede yer aldı.
300 sayfayı bulan iddianamede, ilk olarak 1974 yılında 17 yaşındayken mahalle kavgasında arkadaşı Temel Özkan'ı bıçaklayarak öldürmekten cezaevine giren Ahmet Tekin Baykal'ın suç geçmişinden ayrıntılı şekilde söz edildi.
Ahmet Tekin Baykal'ın 1989 yılında cezaevinden çıktıktan sonra, Gebze Dilovası'ndaki, "Ergenekon" davası sanıklarından Veli Küçük'ün himayesinde kurulduğu öne sürülen Dilovası Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifine ortak olduğu öne sürüldü. "Ergenekon" davasının gizli tanıklarından "Dilovası'nın" ifadelerine yer verilen iddianamenin bu bölümünde şöyle denildi:
"32-33 yaşlarında 2 cinayetin faili olarak tahliye olan, hiç bir mali ve örgütsel gücü bulunmayan Ahmet Tekin Baykal'ın bu kadar derin ve çaplı isimlerle aynı rant alanına girebilmesi, Veli Küçük'ün himayesinde hareket ettiğini göstermektedir.
Gizli tanık Dilovası'nın, ifadesinin devamında, 'İsmi geçen Ahmet Tekin Baykal'ı Dev-Yolcu olarak bilirim. Kendisi 1990'lı yılların başından itibaren İzmit, Derince, Hereke civarında gayri meşru alemde bilinen bir isimdir. Polis ve jandarmanın o dönemde bu şahsın arkasında olduğuna dair söylentiler çık ıyordu. Bu şahsın Dilovası Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifini ele geçirmeye yönelik girişimleri oldu. Aramızda silahlı çatışmaya varan tartışmalar oldu. Bu tartışmaları bitirmek amacıyla kooperatifin yöneticileri olan Mehmet Terzioğlu, Emin Alkılıç, Cemil Ata ve soy ismini hatırlayamadığım Süleyman ve daha sonra öğrendiğim kadarıyla Veli Küçük'ün araya girmesi sonucu Ahmet Tekin Baykal ile olan ilişkimiz normale döndü' şeklindeki beyanları bunu teyit etmektedir."
İddianamede, Ergenekon soruşturması kapsamında ele geçirilen "Mafya" ve "Mafyanın yeniden yapılandırılması" başlıklı dokümanlara yer verildi.
Ahmet Tekin Baykal'ın Dilovası Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifindeki "eylemlerinin" ardından Aydın'a yerleştiği, Deveciler Derneğini açarak burada "kumar işine" başladığı ve burada aynı alanda faaliyet gösteren kişilerle çatışmaya girdiği ifade edildi. Baykal'ın, bu eylemlerinden dolayı 1997 yılında yeniden yakalanarak cezaevine gönderildiği belirtildi.
Ahmet Tekin Baykal'ın, 31 Ocak 1997 tarihli Milliyet Gazetesinde yayınlanan "Bana vur dediler" başlıklı röportajında da, devlet adına suç işlediğini söylediği de iddianamede yer aldı.
2002'de çıkan aftan yararlanan Baykal'ın, İzmir'de Çerkes İbrahim olarak bilinen İbrahim Çiftçi'nin öldürülmesiyle doğan boşluğu doldurmaya çalıştığı, "eski adamlarıyla" yeniden suç örgütü oluşumuna gittiği vurgulandı. Baykal' ın liderliğindeki örgütün, İzmir'de tefecilikten yargılanan Vedat Orhan Çelenk'in de aralarında bulunduğu bazı kişilerin gayrimenkulleri ve iş yerlerine el koyduğu, eski Kuşadası Belediye Başkanı Fuat Akdoğan'ın da aralarında bulunduğu baz ı kişilerin tehdit edilmesi olaylarına karıştığı ayrıntılı şekilde anlat ıldı.
İddianamede, İbrahim Tatlıses'in Kuşadası'nda bulunan otelinde, 2007 yılı Kurban Bayramı'nın 3. günü, Sami Hoştan ve bazı iş adamları ve sanatçıların iştiraki ile kumar günü düzenlendiği öne sürüldü.
Kumar günüyle ilgili kendisine bilgi verilmemesine sinirlenen Baykal'ın, örgüt mensuplarıyla silahlı olarak oteli bastığı, Sami Hoştan ve Tatlıses'in ise otelden kaçtıkları iddia edilerek şöyle denildi:
"Baskından sonra Ahmet Tekin Baykal, Sami Hoştan'a izinsiz kumar oynattığı için 1 milyon dolar ceza kestiği, bu paranın peyder pey Sami Hoştan'dan tahsil edildiği, buna ek olarak da Ahmet Tekin Baykal'ın yine izinsiz kumar oynattığı için İbrahim Tatlıses'in Kuşadası'na girmesini yasakladığı ve bu sebeple İbrahim Tatlıses'in son 2 sezon 'İbo Show' adlı televizyon programını Kuşadası Tatlıses Otel yerine Bodrum'da yaptığı yönünde tespitlerde bulunulmuştur."
İddianamede İbrahim Tatlıses'in 2008 yılının Ekim ayında İstanbul Emniyet Müdürlüğünde alınan ifadesine de yer verildi. Tatlıses'in Ahmet Tekin Baykal'ı şahsen tanımadığını, Sami Hoştan'ı ise 15 yıl önceden sanatçı arkadaşlarıyla gittiği bir sünnet düğününden tanıştıklarını söylediği belirtilerek, şöyle denildi:
"İbrahim Tatlıses'in alınan ifadesinde, 2 Ocak 2007 tarihinde Kuşadası ilçesindeki otelinde bayram vesilesi ile program olduğunu, Sami Hoştan'ın otelde bulunduğunu, otelinde müşterilere açık oyun salonu bulunduğunu, bu salonun kumarhane olarak faaliyet göstermediğini, işlerinin yoğun olması nedeniyle ne kendisi ne de Sami Hoştan'ın herhangi bir oyun oynamadıklarını, Ahmet Tekin Baykal ve adamlarının kumar oynatıldığı gerekçesiyle oteline baskın yapmalarının söz konusu olmadığını, otelinde kumar oynatılmadığını, Baykal'a para vermediğini söylemiştir."
İddianamenin sonuç bölümünde Ahmet Tekin Baykal'ın "Suç işlemek için silahlı örgüt kurmak", çok sayıda "Nitelikli yağma", "Kasten yaralama", "Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma", "İhaleye fesat karıştırma", "Tehdit", "Rüşvet", "Genel güvenliği kasten tehlikeye sokma" gibi suçlardan 500 yılı bulan hapis cezasına çarptırılması istendi.
Sami Hoştan'ın "Silahlı örgütte yönetici olma", 4 olaydan dolayı "Nitelikli yağma", 1 kez de "Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma", İbrahim Tatlıses'in "Suç işlemek için kurulan silahlı örgüte bilerek yardım", "Kumar oynatmak" suçlarından cezalandırılması talep edildi.
Eski Güzelbahçe Belediye Başkanı Ertan Avkıran'ın, "Suç işlemek amacıyla kurulan silahlı örgüte bilerek yardım", "Çeşme Belediyesi plaj ihalesine fesat karıştırma", Çeşme Belediye Başkanı Faik Tütüncüoğlu'nun ise "Suç işlemek için kurulan silahlı örgüte bilerek yardımcı olma", "İhaleye fesat karıştırma" suçlarından cezalandırılması istendi.
Daha önce silahlı çete kurma suçundan cezaevine giren Ahmet Tekin Baykal liderliğindeki grubun yeniden suç örgütü oluşumuna giderek, yasa dışı faaliyetlerde bulunduğu iddiaları üzerine, 1,5 yıl süren takibin ardından Temmuz 2008'de, İzmir, İstanbul, Ankara, Aydın, Kuşadası, Muğla, Balıkesir, Samsun, Mersin, Kayseri, Zonguldak ve Antalya'da, Murat Gök'ün talimatıyla operasyon düzenlemişti.
"Anafor" adı verilen operasyonda, Ahmet Tekin Baykal ile emekli albay, emekli askeri savcı, emekli 2 uzman çavuş, Danıştay'daki hakimlik görevinden istifa etmiş bir avukat, iş adamları ile İzmir'de daha önce Asayiş Şube Müdür Vekilliği yapan emekli polis müdürünün de aralarında bulunduğu 58 kişi yakalanmış, 21 tabanca, 11 pompalı tüfek, bunlara ait çok sayıda mühimmat ve bir çelik yelek ele geçirilmişti.
"Anafor" operasyonuna bağlantılı olarak gerçekleştirilen kumarhanelere yö nelik ikinci operasyonda ise, 6'sı polis 11 kişi gözaltına alınmıştı.
Özel yetkili Cumhuriyet Savcısı Murat Gök'ün hazırladığı iddianame, tespit edilen eksikler gerekçe gösterilerek iade edilmişti.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık