Metrolife Hastanesi

Ana Sayfa Genel Çukurova'ya Pamuğa Gelen Genç 9 Yıldır Memleketine Dönemiyor

Çukurova'ya Pamuğa Gelen Genç 9 Yıldır Memleketine Dönemiyor

Memleketi Şanlıurfa'dan, okulu bırakmak zorunda kalarak Çukurova'ya çalışmak için gelen Bilal Çoban,

Giriş Tarihi: 28 Ağustos 2014 Perşembe 19:21
Çukurova'ya Pamuğa Gelen Genç 9 Yıldır Memleketine Dönemiyor
Whatsaap İhbar Hattı

Adana'nın Çotlu köyü yakınlarına kurdukları çadırda 21 kardeşleriyle birlikte yaşamını sürdürüyor. 9 yıldır memleketine gitdemeyen Bilal Çoban, çok istemelerine rağmen kendisi gibi kardeşlerinin de okuyamadığını ifade etti. Bilal Çoban, 1992 yılında henüz 13 yaşındayken Şanlıurfa'dan, ortaokulu yarıda bırakarak gelmiş Çukurova'ya. 22 kardeşin en büyüğü olarak ailenin geçim yükü onun omuzlarına yüklenmiş, 1992 yılından 2000'e kadar senenin 8 ayını Adana'da, 4 ayını ise memleketinde geçirmiş. Adana'nın Çotlu köyünün yakınlarına kurdukları çadırda kardeşleriyle birlikte yaşamını sürdüren Çoban, 9 yıldır memleketine gitmemiş.

Çadırda evlenen ve bir çocuğu bulunan Çoban, 22 kardeşine bakmak zorunda. Kardeşleriyle 40 derece sıcakta ve güneşin altında pamuk çapasına giden Çoban, 20 lira yevmiyeyle günde 12 saat çalışmak mecburiyetinde olduğunu söylüyor.

Bilal Çoban, geçim sıkıntısı nedeniyle babasının kendisini ve diğer kardeşlerini de alarak 17 yıl önce Adana'ya getirdiğini, hayatının en güzel yıllarını, kah pamuk tarlasında, kah karpuz tarlasında bazen de narenciye bahçelerinde çalışarak geçirdiğini aktardı. Çadırda evlendiğini ve bir çocuğunun olduğunu ifade eden Çoban, "Okumayı çok istedim. Ortaokul 1. sınıftayken babam beni okuldan aldığında çok üzüldüm ve günlerce ağladım." dedi.

Kardeşlerinin en büyüğü olduğu için sürekli çalışmak hatta çok çalışmak zorunda olduğunu aktaran Çoban, "Okusaydım ben de doktor, öğretmen, operatör olurdum. Ama öyle imkanım olmadı." diyerek hayallerinin çalındığını söylüyor. Yazın 40 dereceyi aşan sıcakta gün boyu güneşin altında çalışmanın zorluğunu anlatan Çoban, "Yazın sıcakta çadırda yaşıyoruz. Çocuğum ve küçük kardeşlerim için çok zor oluyor. Kışın yağmur altında kalıyoruz. Çoğu zaman çadırlarımız su altında kalıyor. Yağmur olduğunda araçlar bile çadırların olduğu yere giremiyor. Çamurun içinde yaşam mücadelesi veriyoruz." diye konuştu.

"BEN DE GÜZEL ELBİSELER GİYMEK İSTERİM"

Irgat yevmiyesinin çok düşük olmasından şikayet eden Çoban, verilen paranın alın terlerinin ve emeklerinin karşılığı olmadığını kaydetti. İmkansızlık yüzünden 9 yıldır memleketine gidemediğini ve sürekli çalışmak zorunda olduğunu söyleyen Çoban şunları ifade etti: "Ben de güzel elbiseler giymek isterim. Benim de bir evim olsun isterim. Giyebileceğim tek elbisem var. Akşam yıkayıp sabah tekrar giyiyorum. 2 yıldır üzerime giyecek hiçbir şey alamadım. Ancak çocuğumun ihtiyaçlarını karşılayabiliyorum."

Kendisi gibi kardeşlerinin de okuyamadığına çok üzüldüğünü dile getiren Çoban, bir insanın düşüncesizliği 20'den fazla insanın hayatının kararmasına neden olduğunu vurguluyor. "Ben kardeşlerimin hepsini çok seviyorum ama bir aile için de 22 çocuk çok fazla" diyen Çoban, insanlara, bakabilecekleri kadar çocuk yapmaları tavsiyesinde bulunuyor.

Bilal Çoban'ın kardeşlerinden ilköğretim 7. sınıf öğrencisi Ayhan Çoban ise okulların kapanmasını hiç istemediğini söyledi. Akranlarının okul sonrasında tatili doya doya yaşadığını aktaran Çoban, "Okullar başladığında bizim için tatil oluyor. Şimdi bu sıcakta çapa yapmak zorundayım. Bu yıl tatil önceki yıllara göre biraz daha uzun. Bu beni çok üzdü. Keşke okullar hiç tatil olmasa." dedi. Ailesiyle birlikte Çotlu Köyü'nün yakınlarına kurdukları çadırda yaşadığını belirten Çoban, kışın çok soğuk yazın da çok sıcak olan çadırda yaşamak istemediğini ifade etti.

YORUMLAR
Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık