ÇOK OKUNANLAR
Hava Durumu
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
ÖNYARGI
MAHMUT BAHÇİVAN
bahcivanm@hotmail.com
ÖNYARGI
10 Temmuz 2010 Cumartesi Saat 21:08

Allah-u Teala insana ; duyu, duygu ve akıl vermiştir.
Duyular bildiğimiz beş duyudan ibarettir: Görme, işitme, dokunma, koklama ve tatma;
duygu ise, modern psikolojinin altıncı his ya da soyut duyulardan ibarettir.


Akıl dediğimiz şeyin mahiyeti, gerek eskiler tarafından gerekse günümüzde çok tartışılmış olsa da üç tür fonksiyonunun olduğu genel kabul gören bir anlayıştır.

1. Muhakeme (yargılama)
2. Muhasebe (hesabetme)
3. Müfakere (fikretme - tefekkür etme)

Görüldüğü gibi muhakeme  ve muhasebe düşünsel faaliyet kapsamına girmez.

Çünkü ikisi de dünyaya belli bir açıdan bakmayı gerektirir. Tabiki bu durum insanın hayatını devam ettirebilmesi için gereklidir. Ancak, muhakeme ve muhasebe önyargılara dayanır. (Gelincik yırtıcı bir hayvandır, öyleyse kanlı ağzını gördüğümüzde bebeği parçalamış olduğu sonucuna varmamız kaçınılmazdır.)        

 Oysa olayları doğru bir şekilde anlamak ve yorumlayabilmek için tarafsız bakmanız gereklidir. Bu da tefekkür etme ile mümkündür. Bunu başarabildiğiniz ölçüde önyargılarınızdan kurtulabilirsiniz.

 Duyularınız ne kadar gelişmişse muhakeme ve muhasebe yeteneğiniz de o oranda gelişir.


Duygularınızın geliştiği ölçüde de tefekkür yeteneğiniz gelişir.
Bunu tersinden de okuyabilirsiniz.
Aklın, tefekkür fonksiyonu çalıştıkça duygularınız  gelişir.
Muhakeme ve muhasebe fonksiyonu çalıştıkça duyularınız gelişir...

İnsanın duyularını kaybetme ihtimali bulunduğuna göre, duygularını da kaybetme ihtimali vardır.
 

Konuyu bir örnekle somutlaştırmaya çalışalım:

 Bir köyde tek başına yaşayan; çocuğu doğmadan önce kocası ölmüş hamile bir kadın kendisine arkadaş olması açısından dağda yaralı bir  gelinciği beslemeye başlar.Gelincik kadının yanından bir an bile ayrılmaz .Her ne kadar evcil bir hayvan olmasa da bayağı uysallaşır.Birkaç ay sonra kadının çocuğu doğar.Tek başına tüm zorluklara göğüs germek ve yavrusuna bakmak zorundadır.Günler geçer ve kadın birkaç dakikalığına  da olsa evden ayrı kalmak zorunda kalır.Gelincik ile bebek evde yalnız kalmışlardır.Aradan biraz zaman geçer ve anne eve gelir.Eve geldiğinde gelinciği ve kanlı ağzını görür.Anne çıldırmışçasına gelinciğe saldırı ve onu oracıkta öldürür .Tam o sırada içeriden bebek sesi duyulur.Anne odaya yönelir ve odada beşiği,beşiğin içinde bebeği ve bebeğin yanında parçalanmış olan yılanı görür.

Toplumumuzda yaşanan sorunların ana nedenlerinden biri; insanların yeterli bilgiye sahip olmadan kendince olayları yorumlamasıdır.

Hayatta hiçbir şey göründüğü gibi ol(a)mayabilir. Öfke ve kinimizle  hemen karar vermemek lazım. Duyduklarımızın hiçbirine, gözümüzle gördüklerin yarısına inanın. Çünkü gerçekler gözlerimizle görülse dahi öyle ol(a)mayabilir.

Önyargısız olan kişiler,yaşama farklı gözle bakabilen kişilerdir

Bu yazı toplam 286 defa okundu.
ramazan ibrahim
dostluk
yazınızdaki hikayeler olaya kalıcılık kazandırmış. Devamını bekliyoruz.
23 Temmuz 2010 Cuma Saat 19:15
Mehmet ÖZEKMEKCİ
YARGIDA KATILIMIN ÖNEMİ
Üzeyir Lokman ÇAYCI
Merhamet amca
Av.Mehmet DİLAN
Tercihli Oy Sistemi
MAHMUT BAHÇİVAN
Anayasa Değişikliği!
YILMAZ TEKİN
MEDYA VE KÜRTLER
FATMA SİBEL YÜKSEK
Muhalefetin Gül sevgisi...
NİYAZİ KOCADAĞ
Niye okumalıyız?
Ali ÇİZMECİOĞLU
Paşa Tarkan ve Mazlumlar
HALİT ZİYA ALPTEKİN
Profesyonel kahpelik!
ARŞİVDE ARA
PİYASALAR
USD 1,5160
EURO 1,9270
ALTIN 61,3713
İMKB 60608,08
GAZETELER
SON YORUMLAR
SİTE ANKET
Anayasa Değişikliği Olmalı mı?
Anayasa değişikliğinin kimseye bi faydası yok, siyasilerden başka.
Araştırmadım bile, hangi madde değişiyor ki?
EVET
HAYIR
KARARSIZIM
Oy Kullanmayı Düşünmüyorum