Şanlıurfa’mızda iki yıl önce “Vekilini Kendin Seç” isimli bir kampanya
başlatılmıştı. Bu kampanyayı ilk defa DP Eski İl Başkanı Sn. Mahmut Cevheri
başlatmıştı ve iki yıl önce Balıklıgöl Arena da bununla ilgili bir özel TV
kanalında canlı olarak yayınlanan bir program yapılmıştı, ben de davetliydim o
programa. O dönem Şanlıurfa’daki siyasi parti mensupları, gazeteciler, STK
temsilcileri ve halktan insanlar vardı. Sonuç olarak o toplantıda kampanyaya
katılımcıların %95’inin desteğinin olduğu görülmüştü. Daha sonra bu kampanyanın
dernekleşerek faaliyetine devam ettiğini takip ettim. Temennimiz bu hareketin
genişleyerek devam etmesi ve bir sonucu varılmasıdır.
Biz Şanlıurfalılar olarak
“İLK” leri yapmayı severiz. Olumlu veya olumsuz bir çok ilk bizde ortaya
çıkmıştır ve halen de devam etmektedir. Mesela tarihteki ilk üniversite bizde,
İlk olarak bir peygamber ilimizde ateşe atılmıştır, başlık parası ilk olarak
yöremizde ortaya çıkmıştır, feodal yapı ilk olarak bizde uygulamasını göstererek
Türkiye gündeminde yer işgal etmiştir. PKK’nın temeli bir Urfalı olan Öcalan
tarafından Hilvan’da atılmıştır, ilk Kürt Ozanı Şivanperwer ilimizden çıkmıştır,
Türkiye’nin ilk mafya babalarından (belki de ilki) olan İnci Baba
Urfalıdır, Türkiye’nin müzik dünyasındaki ilk imparatoru İbrahim Tatlıses de
bizdendir, en son olarak iktidar partisinin gücü, 9 milletvekilinin çabasına
rağmen Şanlıurfa halkı ilk olarak kendi istediği bir belediye başkanını seçerek
Türk siyasi tarihine bir damga vurmuştur. Bunun gibi bir çok ilk daha vardır
tarihimizde. Ancak bu “İLK” ’lerden gurur duyduklarımız da var utandıklarımız
da. Önemli olan gurur duyduğumuz “İLK” ’leri çoğaltmamızdır. Tercihli Oy
Sistemi’nde de Şanlıurfa halkının bunun öncülüğünü yaparak Türkiye gündemini
işgal edeceğini ve bu sistemin yakın zamanda hayata geçirileceğinin ümidini
taşıyorum.
Tercihli Oy Sistemi tabi ki
vatandaşın hür iradesini sandığa yansıtan sistemdir. Ancak bu sistemin gerek
ilimizde ve gerekse de Türkiye’de hayata geçirilmesi o kadar da kolay değildir.
Bunun nedenlerini geçen yazımda “Kimler Bizi Yönetiyor” başlıklı köşe
yazımda ayrıntıları ile açıklamıştım. Tercihli Oy Sistemi’nin uygulanamamasının
en önemli nedenleri Eğitimsizlik, Lider Sultası, Para, Aday adayları ile genel
başkan ve yardımcıları arasındaki menfaat ilişkileri, Feodalite vs. gibi
nedenlerdir. Bu engeller olduğu müddetçe siyasetimizde bu sistemin vücut bulması
ne yazık ki imkân dâhilinde değildir.
Tercihli sistemle
seçime girilmesi durumunda şu an vekil olan 9 tane Ak Parti milletvekillerinden
Sn. Cenap GÜLPINAR dışındakilerin hiç birisi meclise adım atamaz. Bunun aksini
söyleyenle her türlü iddiaya varım. Başbakanın rüzgarı olmazsa Gülpınar
dışındaki mevcut 8 milletvekilinin alacağı oy tüm Şanlıurfa genelinde 20 bini
geçmez.
Seçim arifesinde yanında kardeşi dışında hiçbir
akrabasının olmadığı bir milletvekili tanıyorum.
Aşireti ve akrabaları bir çok parti arasında bölünmüş milletvekili
tanıyorum. Kökeni Şanlıurfa olmadığı için aşiret ve akraba desteğinden yoksun
milletvekilimiz var. Kendi öz kardeşi başka partinin İl Başkanı olan ve gerek
kardeşiyle, gerekse de akrabalarıyla küs olan vekil var. Şanlıurfa ile hiçbir
bağlantısı olmayan, ikameti bile Urfa olmayan, Urfada hiç kimse tarafından
tanınmayan gökten zembille inen vekil ne yazık ki Urfalıyı sözüm ona temsil
ediyor. Aslen Urfalı olmayan eşinin bir dönemdeki siyasi etkinliği sebebiyle
vekil olan milletvekili var. Sadece bir Sivil Toplum Kuruluşu desteği sonucunda
milletvekili seçilen, halk desteğinden yoksun, yanında en yakın akrabası dahi
bulunmayan milletvekili tanıyorum. Güya aşiret mensubu ama sadece kendi köyünden
oy alabilmiş ve benimle aynı aşirete mensup, seçildikten sonra hastalığı ve
sosyal ilişkilerin zayıflığı nedeniyle meclis yüzü görmeyen vekilimiz var.
En önemlisi de arkasında Şanlıurfa halkının desteği
olmayan mevcut vekillerimiz var. Şanlıurfalı hemşerilerimiz kastettiğim bu
şahsiyetlerin tümünü çok iyi tanıyor, isim yazmaya gerek yok.
İşte bir üst paragrafta
tasvirini yaptığım bu milletvekillerimizden Allah aşkına ne kadar oy ve hizmet
bekleyebilirsiniz. Yani bunların bizi temsil etmeleri mümkün müdür?
Akrabalarını, çevresini temsil kabiliyetinden yoksun bu vekiller mi bizleri
temsil edecekler? Tercihli Oy Sistemi ile seçime girsinler bakalım, bu
şahsiyetlerden hangisi meclise girebilir? Var mı bu yürek onlarda ki tercihli
sisteme evet desinler? Başbakanın rüzgarıyla iki dönemdir meclise giriyorlar. Bu
rüzgarın dinmesi halinde ne yapacaklar? Kendilerine güveniyorlarsa Tercihli Oy
Sistemi’ni Meclis gündemine taşısınlar. Hodri Meydan diyoruz onlara. Ama
nerde onlarda o yürek ve demokrasi aşkı?
Mevcut vekillerden Gülpınar
dışındaki hiç birinin Tercihli Oy Sistemi ile meclise giremeyecekleri hem
kendileri hem de halk tarafından bilinmektedir. Bunun delilini mi istiyorlar?
Hay hay. Buyurun size 29 Mart 2009 Belediye seçimleri. 9 tane iktidar
milletvekili Şanlıurfa da 80 bin oy alamadı ve belediye başkanını seçtiremedi
ellerinde bunca iktidar ve para gücü olmasına rağmen. İnanç ve azim dışında
elinde hiçbir güç olmayan Urfa halkı onlardan daha fazla oy alarak kendi adayını
belediye başkanı seçti. Hatta bu vekiller açısından işin daha da acıklı yanı
ellerinde olan ilçe ve belediye başkanlıklarını da kaybettiler. Vah ki ne vah.
İşte bizi yönetenlerin gücü saygıdeğer Urfalılar. Bence yapmaları gereken onurlu
davranış o seçimden sonra bu işte etkisi olanların istifa etmesiydi. Ama ne
gezer, adam memleketi düşünmüyor ki istifa etsin.
Bu konuda sayfalar dolusu yazı
yazabilirim, ama saygıdeğer okuyucularımı sıkmaya hakkım yok, bir başka
yazımızda görüşmek üzere.
Hoşça ve Dostça
Kalın!
Bu yazı toplam 771 defa okundu.