Yaşam çok zor hele ki kaypakların kol gezdiği bir dünyada…
Çıkar ilişkilerinin palazlandığı gün geçtikçe mutsuz insanların arttığı bu dünyanın tek suçlusuysa insanoğlu…
Bataklıklar içerisinde devlet politikalarının belirlendiği böyle bir dünyanın ağırlığı benlikleri de esareti altına aldı.
Bu esaret altında benliklerinin şekillenmesine izin verenlerse kendi kurdukları
yeni dünya düzeninde kimseye acımıyor.
Yeter ki üzerine basıp çıkabileceği insanlar olsun…
Ondan sonrası kolay…
Evet, bu çarpık düzeni hayatın her alanında görmek mümkün…
Tıpkı basın sektöründe de olduğu gibi…
Aslına bakarsanız mağduriyetin açığı kapalısı, kadını erkeği yok…
Şayet kurulu olan sistemin bir piyonu değilsen her an adaletsizliğe uğraman mümkün…
Hele ki başörtülüysen hepten yandın…
Şimdi nereden çıktı bu konu?
Son günlerde yaşadığım birkaç olay sabrımı hepten taşırdı.
Yoksa birileri gibi bu mesleği “ben” demek için hiç yapmadım…
Şan, şöhretse umurumda bile değil…
Beni yakinen tanıyanlar iyi bilir…
Dürüstlük adına pek çoğunun kapamaya dahi cesaret edemeyeceği kapıları nasılda kapattığımı…
Anlayacağınız dünyanın üç günlük olduğunu kavrama şerefini âcizane fark edeli yıllar oldu.
Ama gel gelelim haksızlığa ve ikiyüzlülüğe hiç tahammül edemiyorum.
Şöyle ki;
Başörtülü bir basın mensubu arkadaş aylardır işsiz olduğu için kirasını ödeyemiyor.
Ev sahibi dinler mi işsizliği? (Üstelik kendiside başörtülü)
Dinlemez!
Çalıştığın günlerde yapmadığı yalakalık kalmayan kişiler yeri geldiğinde olmadık laflarda edebilir ayrıca!
Manşetlerinden, ekranlarından başörtülülere yapılan ayrımcılığı eleştirenler bakar mı peki yüzüne?
Bakmazlar!
Sokakta kaldım desende bakmazlar…
Abartmıyorum…
Bire bir şahit olduklarımı söylüyorum…
Evlendirme programı yapan Esra Erol ATV’den program başına yedi bin lira alıyormuş…
ATV bir başörtülüyü bırak kaç elemanına aylık o parayı verir…
Bu sunucu Bayan “Başbakan nikâh şahidim olsun söz veriyorum 3 tane çocuk yapacağım” demiş…
Rahatlığa bak!
O kadar para bu kadar kolaylıkla alınınca geriye böyle eğlencelik işler kalıyor işte...
Hatırlarsınız Başbakan Erdoğan Hülya Avşar’a konuk olmuştu.
Bendenizse kendisiyle bir kez röportaj yapmak istemiştim de “Arzu Hanım başörtüden dolayı çok sıkıntı olur” demişti kendisine yakın bazı isimler…
Ama suç onlarda değil…
Avşar’ın programına çıkmasını normal görüp de başörtülü bir spiker üzerinden polemik çıkarmak isteyen ikiyüzlü medyada…
Görünürde başörtülülerin uğradığı ayrımcılık karşısında yeri göğü inletenler normal şartlarda yüzünüze bakmıyor işte…
Birileri tek bir yerde ekranda başörtülü çalıştırsınlar (özellikle haber programlarında) bizde çalıştırırız o zaman göze batmaz diyorlardı…
Ciner grubu televizyonlarında ve gazetelerinde başörtülü sunucu ve yazara yer verdikten sonra hangisi bu sözünü tuttu?
Bu nedenle başörtülü meslektaşım senin özgürlüğünü savunuyor gözüken o ikiyüzlüler;
Seni sadece kültür sanat haberine gönderiyorsa…
Ne yapacaksın basın sigortasını başörtünle zaten basın kartı çıkaramazsın diyorsa…
Aylık beş yüz, yedi yüz lira gibi paralarla ve sigortasız olarak sana (gece gündüz) çalış zaten başörtülü olarak iş bulamazsın cümlesini kuruyorsa…
Kadın programları belki ama haber bültenlerinde asla olmaz, bize saldırırlar tarzında laflar ediyorsa…
Ve dahası…
Haksızlığa uğradığında, işsiz kaldığında telefona dahi çıkmıyorsa…
Onlar senin başörtünle ilgili tek bir haber yapsa karşı çık…
Ve deki onlara…
Sen ne yüzle benim mağduriyeti kullanarak prim yapmaya çalışırsın…
Ve sen ne hakla bana tanımadığın fırsatı bir başkasından bekler gibi yaparsın…
Böyle yapın ki…
En azından siz sıkıntı çektiyseniz de, sizden sonrakiler çekmesin…
Böylesine bir ikiyüzlülük karşısında ümitsizlik çarkında dönüp durmasın…
En önemlisi bu dünyada sadece kendi için mücadele etmeyen insanlarında var olduğu inancını yitirmesin!
Zaten onların destek olmaması olmasından daha hayırlıdır…
Şu yaşananlara baksanıza!
Bu yazı toplam 151 defa okundu.
rev alamamakta,bir kısmı ise,30 yaş barikatine takılarak yıllarca umut ve hayali ile yaşadıkları hedeflerinin enkazı ile karşı karşıya kalmaktadırlar.Sn.adıma etki ve yetki sahibi kıldığım kişiyi,kendi ile ilgili negatif bir durum ortaya çıktımı,derhal fiilen müdahil olması kendilerini kurtaracak mıdır? Heyhat!…İnsan hakları bağla mında,ele alınacağı umud edilen,daha önceki vizyonları itibarıyle kendilerine kar şı kamuoyunda mevcut,hallederse bunlar halleder düşücesini de kurnazca is tismar edenlerin ve bir zamanlar o bizim namus meselemizdir diyenlerin eşarp sorunu ne olmuştur dersiniz? Çocuk sayısını 3 ve üzerine çıkarmamızı öğütle yenlerin,14 TL.çocuk parası vermekle,işi bitiyor mu zann edilmektedir? İzlenen istihdam politikası ve nepotist uygulamalar sonucu,Üniversite mezunu işsiz sa yısının arttırılması mı hedeflenmektedir? Bu millete reva görülen bu mudur? Bü rokraside ise,yoğun bir edilgenlik hali mevcuttur.Artık sanayiden vaz geçtik,tarı mımız dahi yok olmak üzeredir.Milletin nabzı,Ergenekon ve Askeri Vesayet’in tas fiyesi ile ilgili yargılama safhası karşısındaki tavırları ve one minute tarzı çıkışları ile tutulmaya çalışılmaktadır sadece.Sokakta,o para ile o göreve atlamaya hazır kitlelerin varlığını dillendirmekle,ileri gitmeyin! …ikazında bulunduğunuz o kesi me,yoksa haddinizi bildiririz ha…tehdidini savururken,ötelerde varlığından bahs ettiğiniz,o naçar kitlelerin oluşumunun müsebbibi olduğunuzun, gayriiradi ola rak ağzınızdan kaçışının farkında mısınız? Bu ifadelerimden,açlık ve ölüm oruç larına geçmek üzere olan o kitlenin her yönden masum gördüğüm gibi bir an lam da çıkarılmasın.C.H.P. ve M.H.P.adına kullanılan bir siyasi malzeme haline dönüşmüşlerdir.